08 September 2010,Wednesday

Cemil Ekşi’nin kongredeki zafer konuşmasından azzzz önce bir delege kürsüye çıkmış ve “Bize Deniz Gezmişleri, Nazım Hikmetleri, Uğur Mumcuları anlatacak bir ilçe başkanı lazım. Sen bize bunları anlatabilecek misin Cemil Ekşi?” demiş ve bir güruhun toplu saldırısına maruz kalaraktan  belli ki  cevabını da almıştı…

—————————–

Benim koltuğumda oturuyorlar!’ diyordu belediye başkanlığını kazanamayınca, iki adayla girilen kongrede delegelerin yarısının oyunu ite kaka alaraktan İlçe Başkanı seçilen Cemil Ekşi!

Bu konuşmadan azzzz önce bir delege kürsüye çıkmış ve “Bize Deniz Gezmişleri, Nazım Hikmetleri, Uğur Mumcuları anlatacak bir ilçe başkanı lazım. Sen bize bunları anlatabilecek misin Cemil Ekşi?” demiş ve bir güruhun toplu saldırısına maruz kalaraktan  belli ki  cevabını da almıştı…

Devamını oku »

CHP Tuzla İlçe Örgütü’nün kurucu üyelerinden, eski İlçe Başkanı İbrahim Talay partisinden istifa etti. Talay’ın istifasının ardından Pazar günü yapılacak toplantı sonrası yüzlerce üyenin daha istifası bekleniyor.

Gazetemizi ziyaret eden İbrahim Talay ve son kongrede İlçe Başkanı Adayı olmasından sonra Ali Çelik lehine yarıştan çekilen Sertan Özcan CHP’deki son gelişmeleri değerlendirdiler.

“Tuzla CHP sağcı kadrolara teslim edilmiştir!”

İstifasıyla sonuçlanan süreci değerlendiren Talay, “Partide ne yazık ki demokratik mücadelenin yolu tıkanmıştır. Parti program ve tüzüğe uymayan kişiler tarafından yönetilmektedir. Kendileri gibi düşünmeyen partililere karşı insafsızca bir mücadele sürmektedir. Parti ne yazık ki, CHP’nin ruhuyla, ilkeleriyle ilgisi olmayan sağcı kadrolara teslim edilmiştir.” dedi.

CHP’de seçim kaybeden kadroların istifa etmek yerine ilçe yönetimine gelmelerini büyük bir handikap olarak değerlendiren Talay, “Seçim kaybedenler özeleştirlerini yapıp kenara çekilmeyi bilmeliler. Partinin önü böyle açılır. Ancak bunu yapmak yerine sahte üyelerle koltuklarını sağlamlaştırmak istiyorlar.” Dedi.

CHP’de yaşananların çok üzücü olduğunu vurgulayan İbrahim Talay, “Düşünün, kongrede Hasan Albayrak arkadaşımız kürsüde konuşma yapıyor. Konuşmasında ‘Bize Uğur Mumcuları, Bahriye Üçokları, Nazım Hikmetleri Deniz Gezmişleri anlatacak ilçe başkanı lazım. Siz bize bunları anlatabilecek misiniz Cemil Ekşi’ deyince Ekşi’yi desteklenler kürsüye yürüyor ve arkadaşımıza zor kullanmaya çalışıyorlar. Parti ne yazık ki bu haldedir. Bu partide artık bu isimlerin adlarına bile tahammül kalmamıştır. Bu durum içimizi acıtıyor.” Dedi.

“Kastamonulular Derneği üyeleri haberleri bile olmadan CHP’ye üye yapıldı.”

Başarısızlıkla sonuçlanan seçim, partide yaşananlar, Cemil Ekşi’nin hakkındaki iddialar partiye olan ilgiyi azalttığını belirten Talay, ‘Delege seçimlerinde üyelerin %10’u oy kullanmıştır. Bu bile partinin içinde olduğu durumu göstermektedir.” Dedi. Talay, yönetimin sahte üyelere oy kulandırttığını iddia ederek, “Biliyorsunuz Kastamonulular Dernek Başkanı, AKP’li Serafettin Ortaç Cemil Ekşi’yle birlikte CHP’ye geçmişti. Zaten kendisi, Ekşi Orhanlı Belediye Başkanı iken onun yardımcısıydı. Şimdi Kastamonulular Derneği’ne üye yüzlerce kişinin bilgileri CHP üye formlarına geçirilmiş, bu insanlar üye sayılmıştır. Ama üye olduklarından kendilerinin bile haberi yok. Onların yerine formlar doldurulmuş, sahte imzalar atılmış, bunların bir kısmını bizzat ben tespit ettim.” Dedi.

“Ekşi kendi kamburunu partiye taşıtıyor.”

İbrahim Talay ile birlikte gazetemizi ziyaret eden Sertan Özcan ise çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özcan bilindiği gibi son kongrede İlçe Başkan Adayı olmuş ancak sonradan Ali Çelik lehine adaylıktan çekilmişti. Özcan, Cemil Ekşi’nin İlçe Başkan Adayı olmasının çok yanlış olduğunu belirterek, “Cemil Ekşi kendi kamburlarını partiye taşıtmak istiyor. Yöneticiler de buna ses çıkarmıyor” dedi.

“Ne yazık ki, şu anda CHP Tuzla İlçe Örgütü’nün Başkanı yolsuzluklardan yargılanan biridir ve bundan en büyük zararı CHP görmektedir.”

İlçe Kongresin’de yaptığı konuşmada “Cemil Ekşi mahkemede aklanmadan partililerin karşısına çıkmamalıdır” diyen Özcan, görüşlerini bize de tekrarladı. Özcan, “Bilindiği gibi Cemil Ekşi, Orhanlı Belediye Başkanı iken hakkındaki yolsuzluk iddilarının ardından iki kez görevden alınmıştır. Hakkındaki müfettiş raporları ortadadır. Kendisi daha şimdiden iki davadan yargılanmaya başlamıştır. Gazetelere haber olan ve müfettişlerce tespit edilen trilyonluk yolsuzlukları yapıp yapmadığına mahkemeler karar verecektir. Cemil Ekşi’nin hukuk önünde aklanmadan aday olmaması gerekirdi. Ancak ne yazık ki, bu en temel siyasi ahlakı bile gösteremediler. Ne yazık ki, şu anda CHP Tuzla İlçe Örgütü’nün Başkanı yolsuzluklardan yargılanan biridir. Partiyi bu hale getirdiler. Bu hale gelmesine göz yumdular. Cemil Ekşi’nin İlçe Başkanı olması bu partinin büyük ayıbıdır, CHP bundan çok zarar görmüştür, böyle giderse daha da görecektir” dedi.

İstifalar yolda

Bu partiye gönül veren, yıllardır bu partinin emekçisi  olarak çalışanlar olarak bu duruma daha fazla dayanamayacaklarını belirten Özcan, “Bu Pazar günü (24 Ocak) saat 13.00’te, İçmeler Şifalı Sular Tesisi’nde düzenlencek bir basın toplantısıyla yüzlerce arkadaşımız ile birlikte gönül verdiğimiz partimizden üzülerek de olsa istifa edeceğiz. Bu anlayış bize başka bir yol bırakmadı. Partiyi bu hale getirenler bir gün elbet halka hesap vereceklerdir.” Dedi.

Cemil Ekşi’nin yolsuzluk dosyalarına  kalkan olan CHP, Ayazma’yı Tuzlalılar’a çok gördü.

CHP Tuzla Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Hasan Uzunyayla, meclise sunduğu bir soru önergesiyle Ayazma’nın Rumeliler Derneği’nin kullanımına verilmesine karşı çıkarak konuyu ‘sorun’ olarak değerlendirdi!

Uzunyayla’nın konuşması Tuzlalılar tarafından büyük bir kızgınlıkla karşılandı. Tuzlalılar, “HAsan Uzunyayla partisinin Ayazma’yı yok etmek isteyen Eski Belediye Başkanı Mehmet Demirci’yi desteklerken, Tuzlalılar’ın Ayazma için nasıl müdadele ettiğini unutmuş görünüyor. Şimdi Şadi Yazıcı burayı halka teslim etmek istiyor, CHP karşı çıkıyor!” dedi.

Gelen tepkiler üzerine bir sonraki toplantıda, konuşmasının vatandaşlar tarafından duyulmasından  rahatsız olduğunu belirten Uzunyayla geri adım attı ve “Böyle bir karar meclise gelirse ilk önce biz destekleriz” demek zorunda kaldı.

“SORUN” AYAZMA

Tuzla Belediye Meclisi 6 Ocak 2010 tarihli toplantısında CHP Grup Başkanvekili Hasan Uzunyayla’nın “ilginç” bir soru önergesine tanık oldu. Uzunyayla, Başkanlık Makamına havalesini istediği önergesinde ‘Son günlerde Rumeleliler Derneği kurulmasıyla ilgili söylentiler duyuyoruz. Sorun bu değil. Sorun, belediyenin bu derneğe verdiği sözlerle ilgili” diyerek Tuzlalılar’ı şoke etti.

İMKANSIZI İSTEYEREK ENGELLEME ÇABASI

Uzunyayla konuşmasında bununla da yetinmeyerek, “Tuzla’da yüze yakın sivil toplum örgütü var. Sadece bir derneğe yer verilirse karar siyasi olur doğru olmaz. Diğerlerine hayır denemez” diyerek Tuzla’daki diğer derneklerle Rumeliler Derneğini karşı karşıya getirmeye çalıştı.

Meclis toplantısında kendileri de Rumeli göçmeni olan belediye meclis üyeleri Salim Gürsoy ve Nursen Temizel’in de bulunması ve suskun kalmaları dikkat çekti.

AYAZMA ASIL SAHİBİNE!

Tuzla Kaymakamı Mümin Heybet ve Belediye Başkanı Şadi Yazıcı öncüğünde düzenlenen bir yemekte Tuzla’da üç kuşaktır yaşayan Rumeli göçmenlerine seslenerek, “Bizler buralarda düzenleme yapmak istiyoruz. Ancak proje önerilerimizi tartışacak ya da öneri alacak muhataplar bulamıyoruz. Üç kuşaktır burada yaşayan Rumeliler’in mutlaka örgütlenmesi ve temsil edilmesi gerekir. Sİzler Tuzla’nın mayasısınız. Eğer böyle bir dernekleşme olursa bizler de elimizden gelen yardımı yaparız. Buradaki Rumeli göçmenlerinin tarihine tanıklık etmiş Ayazma’yı kendilerinini kullanımına verirriz.” demişti. Bu yaklaşım  Tuzla halkından da  büyük bir destek görmüştü.

TUZLALILAR AYAZMA’YI KENDİ MÜCADELESİYLE ALDI….

CHP’NİN DESTEĞİNE İHTİYAÇLARI YOK! KÖSTEK OLMAYIN YETER!

Bilindiği gibi, Ayzama’nın Tuzla ve Tuzlalılar açısından önemi çok büyük. Tuzla’nın en önemli sembollerinden biri olan yüzlerce yıllık Ayazma’nın tarihi Bizans dönemine kadar uzanıyor. Daha önce içinde tarihi bir kilisenin bu kilisenin çatısında da papazın kızına ait bir mezar bulunuyordu. Osmanlı döneminde  değişik amaçlarla kullanılan bölge, Cumhuriyet döneminde de farklı amaçlarla kullanılmış. Ayazma, 1960 ve 1970’li yıllarda panayır ve eğlence yeriydi. Daha birkaç yıl öncesine kadar Tuzlalılar Ayazma’da tescilli yüzlerce yıllık  ağaçların altında dinlenirler, sohbet edip, çaylarını içerlerdi. Yakın tarihe kadar düğünlerini ve eğlencelerini bu bahçede yapar ve çocukları da asırlık çınar ağaçlarının altında oynardı.

AYAZMA ÇOK BADİRELER ATLATTI!

Tuzlalılar’ın üç kuşağına tanıklıklık etmiş Ayazma bu güne dek çok badireler atlattı. İlk kez 2006 yılında dönemin Belediye Başkanı Mehmet Demirci, Anıtlar Kurulu’nun izni olmaksızın inşaat çalışmalarını başlattı. Bir gün aniden iş makineleri yüzyıllık ağaçların arasına girdi, kökler kesildi, temel açılmaya başlandı. Duyuldu ki, Ayazma’ya nikah salonu yapılacakmış!

Gelen şikayetler üzerine bu konunun üzerine giden gazetemiz, bununla kalmadı. Gazetemiz sahibi Halil Özen’in İstanbul 5 numaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na yaptığı şikayet sonucu kurul, 12/12/2006 tarihinde inşaatı durdurmayı başardı.

BELEDİYE İNAT ETTİ, TUZLALILAR DİRENDİ!

Bu karardan sonra adeta “kaderine terkedilen” Ayazma, 2008 yılında yeni bir tehlikeyle karşı karşıya kaldı. Mehmet Demirci, bir kez daha aniden iş makinelerini Ayazma’ya soktu. Belediye inatla buraya içinde dükanların da bulunduğu  ‘110 kişilik’ bir ‘nikah sarayı’ yapmak istiyordu.

Tuzlalırın tepkisi bu kez daha büyük oldu. Tuzlalılar adeta kendi evlerine saldırılmış gibi öfkendi ve harekete geçti. ‘Tarihime dokunma!’ adıyla hemen bir imza kamapanyası başlatıldı. Üç gün içinde toplanan 7000 imza Anıtlar Kuruluna, Kültür Bakanlığı’na ve Tuzla Kaymakamlığı’na iletildi.

7000 imzalı şikayet dilekçelerinin sonucunda Kültür Bakanlığı harekete geçti. Anıtlar Kurulu inşaatı tekrar durdurmak zorunda kaldı. Bakanlık şikayetleri yerinde bularak Anıtlar Kurulu üyelerinin yargılanmasına izin verdi. Ayazma bir kez daha yok olmaktan kurtuldu.

Ancak anlaşılan o ki, Ayazma’ya kavuşmak için büyük engeller aşan Tuzla halkının şimdi de CHP Grup Başkanvekili Hasan Uzunyayla “önderliğindeki” CHP grubunu da aşması gerekiyor!!!!

Hasan Uzuyayla’nın “ayıbı” sadece bir dil sürçmesi mi? Hiç zannetmiyorum. Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim:

Aslında Tuzlılar gayet iyi biliyor ki, CHP’lilerin Ayazma’daki dertleri başka… Tuzla halkının kurmak istediği derneği aslında CHP’li bir belediye meclis üyesinin kurmak istediği, Ayazma’nın kendilerine verilmesi için beraberindeki bir heyetle Belediye Başkan’ı Şadi Yazıcı’da bizzat “ricacı” olduğu, ancak Başkan’ın bunu reddetmesi üzerine “olayların geliştiği” sokaklarda biliniyor ve konuşuluyor zaten.

Devamını oku »

Tuzla eski Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin yaptıklarını haberleştiren Gazetemizin, haksız şekilde kapatılması davası hukuk skandalına dönüştü.

Demirci’nin bir yargı kararıyla mahkeme önüne çıkmasının önlendiği ortaya çıktı. Gazetemiz, iç hukuk yollarının kapanması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeye hazırlanıyor.

Belediye başkanlığı süresince halka 9 yaşında kızların evlenebileceğini, kadının dövülebileceğini öğütleyen şer’i aile İlmihallerini dağıtan, SSK primlerini geçmişe dönük belediye kasasından ödetmekten, ihale yolsuzluklarına ve tarikat ilişkilerine dek pek çok haber ile gündeme getirdiğimiz AKP’li Eski Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci, hakkında verilen ‘Kovuşturmaya Yer Olmadığına’ dair kararla hakim karşısına çıkmaktan kurtuldu.

SKANDALLARI YAZINCA KAPATILMIŞTIK

Mehmet Demirci’nin yaptıklarını yayınlayıp, bu haberler ulusal basına da yansıyınca, Demirci çareyi gazetemizi mühürlemekte bulmuştu. Gazetemiz “iskansız binada ruhsatsız çalıştığı” gerekçesiyle mühürlenmiş, bu uygulamaya karşı açtığımız davayı kazanmıştık.

7. İdare Mahkemesi, Belediye Başkanı’nın, kendisine verilen “kamu gücünün kötüye kullanıldığına” karar vererek kapatma kararını iptal etmişti.

Bunun üzerine, Demirci hakkında görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmaya izin vermemesi üzerine de davayı Danıştay’a taşıyarak  bakanlık kararı bozdurtmuştuk.

Danıştay 1. Dairesi kararında, “İddiaların da ciddi bulgu ve belgelere dayandığı anlaşıldığından yetkili merci tarafından ön inceleme emri verilmesi, ön inceleme raporu da göz önünde bulundurularak bir karar tesis etmesini, İçişleri Bakanlığı kararının kaldırılmasını, işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın dairemize gönderilmesi”ni istemişti.

DOSYADAKİ DANIŞTAY KARARI “GÖRÜLMEDİ”

Danıştay kararına uyularak, bakanlık tarafından görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişi Mustafa Tam hazırladığı raporda, kapatmanın hukuksuzluğuna dikkat çekerek sorumluların yargılanmasını istemişti. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı da Demirci ve diğer belediye yetkilileri hakkında yargılanma izni vermişti.

Bu gelişmelere dayalı olarak belediye görevlilerinin yargılanmasını beklerken, Tuzla Cumhuriyet Savcısı Ali Bahadır’ın verdiği “Kovuşturmaya Gerek Olmadığına” dair karar gazetemize tebliğ edildi.

Ancak bu takipsizlik kararını ilginç hale getiren, karara gerekçe olarak gösterilen, Danıştay kararının o dosyayla ilgisinin bulunmamasıydı. Savcının, konuyla ilgili Danıştay kararı dosyada dururken, nedense konusu itibariyle alakasız bir kararı  temel almasıydı.

İTİRAZ DA REDDEDİLDİ

Gazetemiz bu gelişmelerden sonra hazırladığı dilekçeye, konuyla ilgili Danıştay kararını ve müfettiş raporunu da ekleyerek Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ettiyse de yine alakasız Danıştay kararı dayanak gösterilerek itiraz reddedildi. Böylece Demirci hakkındaki karar kesinleştirildi.

Müfettişin, dava Danıştay’da beklediği için, bu suç duyurusu ile ilgili olarak, dava sonuçlanıncaya kadar yapılacak herhangi bir işlemin olmadığını raporunda belirtmesine, Danıştay’ın da “dosyanın kendisine bakanlık tarafından bir karar tesis edilerek gönderilmesini istemesine rağmen”, Tuzla Cumhuriyet Savcısı Ali Bahadır’ın, Demirci ve arkadaşları hakkında “Soruşturmaya Gerek Yoktur” kararı vermesini ve dosyanın kesinleştirilerek kapatılmasını, büyük bir şaşkınlıkla karşıladık. Dosya üzerinden bir işlem yapma imkanımız kalmadığı için, gazetemiz konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıma kararı aldı.

Tuzla Belediyesi eski Meclis Üyesi AKP’li Eyüp Filiz’in yaptığı imar yolsuzluğuyla ilgili hakkımızda açılan tazminat davası dava sona erdi.

Yargıtay, yerel mahkemenin aksine haberin belgelerinde Eyüp Filiz lehine, hazine aleyhine bir düzenleme yapıldığı açıkça görüldüğü belirtilerek, haberde suç unsuru bulunmadığına, Filiz’in tazminat talebinin reddine ve avukatlık ücretlerinin Eyüp Filiz tarafından ödenmesine karar Verdi.

Hatırlanacağı üzere, Gazetemizde yayınlanan haberde, Belediye Meclis Üyesi Filiz’e ait iki ayrı parsel arasından geçen resmi imar yolunun yeri değiştirilerek Hazine’ye ait bir parsele kaydırıldığı ve kendi parselleri birleştirildiğini haberleştirmiştik. Hazine’nin tüm resmi itirazlarına rağmen, bu karar sonrasında yol, Hazine’ye ait parselin tam ortasından geçirilerek parsel vasfı ortadan kaldırılıyordu.

RAPORA İTİBAR EDİLMEMİŞTİ

Meclis toplantısına başkanlık yapan AKP’li Tuzla eski Belediye Başkanı Mehmet Demirci de bu karar sonrasında, tüm meclis üyelerini Eyüp Filiz’e ait Filizler Köftecisi’nde köfte yemeye davet ediyor, bu çağrı belediye meclis tutanaklarına da yansıyordu.

Gazetenin bu durumu ‘Afiyet olsun beyler’,‘Rezalet diz boyu’, ‘Devletin malı deniz’, ‘Büyük kıyak’ manşetleri ile haberleştirmesi üzerine Eyüp Filiz, Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açmış, maddi ve manevi olmak üzere toplam 17 bin lira tazminat talebinde bulunmuştu. Filiz ayrıca, Türkiye’de tirajı en yüksek 3 ulusal gazeteden birinde ve Çağdaş Tuzla gazetesinin 3 ayrı sayısında, haber boyutlarında tekzip yayınlanmasına karar verilmesini de istemişti.

Açılan davaya bakan Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Kemal Gündüz, hazırlanan bilirkişi raporuna rağmen, Filiz’in kişilik haklarına saldırıldığı, davacıyı küçültücü ve incitici cümle ve sözlere yer verildiği kanaatine varmıştı. Verilen kararla, gazete 1500 lira manevi tazminat ödemeye, yayınlanan haberle aynı ölçülerde mahkeme kararını bir kez yayınlamaya mahkum etti.

HAZİNE ZARARINA, AKP’Lİ FİLİZ YARARINA

Bu gelişme üzerine, gazetemizin avukatları Fikret İlkiz ve Fehmi Hasanoğlu, mahkemenin kararına itiraz etmiş ve davayı Yargıtay’a taşımıştı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nde yapılan inceleme sonucunda,“Belediye meclis kararı ile kişiye yönelik bir imar planı değişikliği yapılarak, Hazine zararına Eyüp Filiz lehine bir durum yaratıldığı iddiası, dosya içinde bulunan raporlar, projeler, meclis gündemi ve yazışmalardan dava konusu yayında iddia edilen imar planı değişikliğinin yapıldığı açıkça görülmektedir. Bu nedenle mahkemece davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir” denildi.

YEREL MAHKEME UYDU

Yargıtay’ın oybirliği ile verdiği bozma kararına uyan Asliye Hukuk Mahkemesi, yeni kararında, gazetenin yaptığı haberlerle herhangi bir suç işlemediğine karar verdi.

Aynı haberle ilgili olarak, AKP’li Tuzla Belediyesi eski Başkanı Mehmet Demirci ve Eyüp Filiz’in daha önce ayrı ayrı yaptıkları suç duyuruları da, bilirkişi raporuna istinaden takipsizlikle gazetemizin lehine sonuçlanmıştı.