Aşağıdaki (önceki gün gelen) mektubu, benimle de ilgili olduğu için biraz utanarak ama gazetecilik ile muhabir arkadaşlar adına gurur da duyarak; ölenleri, yakınlarının acısını asla unutmadan aktarıyorum.

 

Umur TALU / Dipsiz Kuyu

 


Bizim “narsistik” gerekçemiz de böyle bir şey olsun!

“Tuzla ile ilgili araştırma önergeleri TBMM’de okunuyor şu an. Çalışma Bakanı’nın ‘4 tersaneyi kısmi olarak durdurduk’ açıklamasının ardından öğrendik ki, durdurulanlar tersane içinde küçük bölümler.

Ama olsun. Yarın DİSK grev çadırları kuracak. Sosyal demokratlar bile mecburen de olsa gelecekler. Ayrı ayrı örgütlenenler birlikte olmaya çalışacak. Tersane işçileri kendilerine daha çok güvenecek artık.

Gazetelerdeki arkadaşlar her gün arayıp ‘tersanelerde yeni bir şey var mı?’ diye soruyor.

‘Onlar olmasaydı’ diyerek, belki de hak etmediğimiz halde, bizi, Çağdaş Tuzla Gazetesi’ni onurlandırdınız.

5 Eylül’de yazmıştınız ki, ‘Bunlar aslında haber, manşet dahi olabilir! Olamaz mı?’

Tuzla’da ve her yerde, bu işle ilgili herkes biliyor ki, asıl siz olmasaydınız, Sabah ‘Ölüm tersaneleri’ demeseydi manşetten; bunların ‘haber, manşet dahi olabileceğini’ hala fark etmeyecekti, ne büyük gazete ve TV’ler, ne de muhafazakar, liberal, milliyetçi, sosyal demokrat, hatta sosyalist siyasetçiler.

Sabah’tan Sadık Güleç’in yaptığı ‘Esir kampı değil, Tuzla’ manşetli haber ikinci fırtınayı kopardı. Sabah’ın ardından sayfa sayfa bu konu işlendi gazetelerde.

Bu süreçte, belki sizin tahmin etmeyeceğiniz kadar bile çok yeriniz var Tuzlalıların ve tersane işçilerinin gönüllerinde.

Ne zaman tersaneler konuşulsa, ‘Umur Talu demiş ki’ diye başlıyor cümleler, bir kaza olsa, arayıp haber veren arkadaşlar ‘Abi Umur Talu’yu haberdar etsek’ diyor.

Meclis, araştırma komisyonu kurma önerisini kabul etti önce. Yıllardır kimse duymuyor, kimse konuşmuyordu. Sessiz sesiz ölüyordu onlar. Kanayan yaramız, çaresizliğimizdi. Bugünü de gördük, şükür.

Durumun özeti budur. Her şey için, ‘eşiğin bu tarafındakiler’ adına çok teşekkür ediyoruz.

Halil Özen.”

 

Gözyaşı biraz da böyle şeyler içindir! Mesleğimi, çok meslektaşımı bu yüzden de sevdim hep. İnsanlar için ne anlama gelebileceğini düşündükçe, yaşadıkça, gördükçe. Elimden geldikçe.

 

Sabah, 28 Şubat 2008

 

http://arsiv.sabah.com.tr/2008/02/28/haber,CC23F37D5C604767A7A6358020F6FD50.html

8 Yorum

  1. Randy demişki,

    timbre@diagonalizable.collyer” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðñòâóþ!!…

    Yazan 20 Kasım 14 Saat 4:41 am

  2. ryan demişki,

    schoolbooks@wetter.six” rel=”nofollow”>.…

    good!…

    Yazan 22 Kasım 14 Saat 12:09 pm

  3. Roland demişki,

    portrait@annual.redeeming” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðåí!!…

    Yazan 26 Kasım 14 Saat 5:54 am

  4. bryan demişki,

    contention@probability.aventino” rel=”nofollow”>.…

    ñýíêñ çà èíôó….

    Yazan 30 Kasım 14 Saat 11:41 am

  5. jessie demişki,

    sarcasms@convocation.inroads” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî!…

    Yazan 16 Ocak 15 Saat 10:02 am

  6. mitchell demişki,

    etiquette@cloudcroft.owly” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó!!…

    Yazan 16 Ocak 15 Saat 10:35 am

  7. Morris demişki,

    sharpest@alphonse.animation” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðþ!!…

    Yazan 29 Ocak 15 Saat 12:59 am

  8. Kevin demişki,

    sombre@infinite.zamiatins” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðñòâóþ….

    Yazan 09 Şubat 15 Saat 6:12 pm

Yorum Yapın