Tuzla Belediyesi’ne ait internet sitesinde, Tuzla’nın tarihi bölümünde. 1403 yılında Peçenek Türklerinden adı belli olmayan bir komutanın 1500 kişilik ordusu ile Tuzlamız’da kaldığı anlatılmaktadır. Kamuya ait resmi bir kurumda tarih bilgisinden yoksun kişilerce hazırlanan bu yanlış bilgilerin halkımıza doğruymuş gibi sunulmasını kınıyorum.
Göktürkler’e bağlı olarak yaşayan Türk boylarından olan Peçenekler, Göktürk Devletinin yıkılışından sonra (MS 659) Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlar’a geçmişlerdir.
Bu coğrafyada hıristiyanlaşan ancak Türk’ün töre ve adetlerine bağlı Peçenekler; Tuna ve Don nehirleri arasını yurt edinerek Macar ve Slavları yenilgiye uğratmışlardır.
1090 yılında izmir civarında güçlü bir deniz filosuna sahip Çaka Bey ile anlaşarak İstanbul’u kuşatmak isteyen Peçenekler’in planlarını öğrenen Bizanslılar Kumanlar’ı (Kıpçaklar) kışkırtarak Peçenekler ile savaşmalarına neden olmuştur. 1091 yılında Meriç nehri kıyısında yapılan savaşı Peçenekler kaybetmiş ve dünya siyaset sahnesinden çekilmişlerdir.
Tuzla yöresinin Türkler ile tanışması Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah zamanında olmuştur. Dragos deresi sınır olarak kabul edilmiştir.
Osmanlı Devleti döneminde Orhan Gazi’nin komutanlarından Abdurrahman Gazi’nin Aydos Kalesi’nin Bizans tekfurundan olması (1328) ve Maltepe önlerinde yapılan Pelekanon Deniz Savaş’nı (1329) Türkler’in kazanmasıyla Anadolu coğrafyası tamamen Türkleşmiştir.
Fetihler devam etmektedir. 1354 yılında Osmanlı Sultanı Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Bey ve komutasındaki 3000 kişilik ordu , peyderpey sallar ile Çanakkale Boğazı geçerek Rumeli’ye çıkmışlardır.

Şimdi, biz de Ahmet HAKAN edasıyla Belediye yetkililerine soralım:

1- 1091 yılında tarih sahnesinden çekilen peçenekleri 1403 yılına kadar nasıl yaşattınız?
2- Anadolu topraklarına hiç ayak basmamış olan Peçenekleri nasıl Tuzla’ya getirdiniz?

Yorum Yapın