06 September 2010,Monday

2 Kişinin selden yaşamını yitirdiği Tuzla ve Gebze’de, derelerin inşaat firmaları tarafından rant uğruna doldurulduğu ortaya çıktı.

Son yağışların ardından büyük bir sel felaketinin yaşandığı ve 2 kişinin hayatını kaybettiği Tuzla ve Gebze’de, vatandaşlar yaralarını sarmaya uğraşırken, bölgedeki derelerin büyük inşaat firmaları tarafından rant uğruna doldurulduğu ileri sürülüyor. Derelerin pek çoğunun da belediyenin gözü önünde hafriyat alanı olarak kullanıldığı iddia ediliyor. 


Bölgede sektörün önde gelen isimlerinden olan Cihan İnşaat’ın 2 farklı inşaatı da dereleri kapatmış durumda. İktidara yakınlığıyla bilinen Cihan İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yavuz Pala, eski Refah Partisi geleneğinden gelen iş adamları tarafından kurulan Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) üyesi ve komisyon başkanı. Pala ayrıca, son seçimde eski AKP İl Başkan Yardımcısı Murat Yalçıntaş’ın listesinden girerek İTO Yönetim Kurulu Üyesi de oldu. Pala’nın sahibi olduğu Cihan İnşaat’ın referansları arasında Ülker, İstikbal Mobilya, Bim Marketleri, Cola Turka gibi firmalar da bulunuyor.
BİR OYUNDUR YAŞAMAK!
Cihan İnşaat’ın “Bir oyundur yaşamak” sloganıyla satışa çıkardığı Tuzla Akfırat’ta bulunan Formula Country villalarının, Ömerli Barajı İSKİ Su Koruma Havzası sınırları içinde olduğu belirlendi. Ayrıca projenin inşaatı sırasında çıkan hafriyatla arazinin ortasında bulunan havza sahası içinde korunması gereken doğal su kaynaklarından olan derenin doldurulduğu ve yaklaşık 30 dönüm arazinin fiili olarak siteye yeşil alan olarak kazandırıldığı ortaya çıktı. 
Villaların bulunduğu alanı da kapsayan 2. ve 3. Etap İmar Planı’nın TMMOB tarafından iptal ettirildiği için inşaat resmi olarak şu anda mühürlü. Ancak, mühre rağmen inşaatın son hızla devam etmesi ve Tuzla Belediyesi’nin bu konuda hiçbir şey yapmaması ise işin başka bir yönü olarak ortada duruyor.
 

DERELERE MÜDAHELE SELE DAVETİYE 
Yine Cihan İnşaat tarafından yapılan Tuzla İstasyon Mahallesi’nde bulunan Ensar Gemi’ye ait bina da üst mahalleden gelen yağmur sularının künkler aracılığıyla Tuzla Deresi’ne ulaşmasını engelledi. Dere bağlantı noktalarının iptal edilerek arazinin içinde kalması sonucu Batakçalı olarak adlandırılan bölge her yağmurda sular altında kalıyor.
Cihan İnşaat, “Bir oyundur yaşamak” diyerek dere yataklarına yaptığı müdahaleler eşliğinde yaptığı villaları satarken, bu oyunun “kaybedenlerine” hazırladığı zemini yetkililerin görmezden gelmesi ise dikkat çekiyor.
 

Fİ-YAPI DA DERE SEVİYOR
Yıldızı son üç yılda parlayan Fi-Yapı’nın, Tuzla Aydınlı’da yapıp satışa çıkardığı Fi-Yaka Tuzla Evleri’nin inşaatı sırasında da bölgedeki Hacet Deresi yatağını daralttığı ortaya çıktı. Şiddetli yağışlarda evleri ve işyerleri su basan ve son yağmurda da büyük maddi hasara uğrayan bölge halkı, taşkınları bu derenin yatağının daraltılmasına ve belediyenin bunlara göz yummasına bağlıyor. İki kişinin canına mal olan Şifa Deresi’nin taşma nedeninin, Çayırova’daki sanayi kuruluşlarının yapımı sırasında bu derenin dere yatağının daraltılması olduğu biliniyor.
 

İSKİ ALAY MI EDİYOR?
İstanbul’un en büyük döküm alanlarından biri, Kurtköy-Pendik bağlantı yolu üzerinde Orhanlı’da bulunuyor. Tuzla Belediyesi’nin sorumluluğunda olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan alana her gün binlerce kamyon döküm yapıyor. Daha önce binlerce zehirli varilin depolanmış olarak bulunduğu döküm alanının hemen bitişiğinde bulunan dere yatakları, bizzat belediyelerin gözlerinin önünde doldurularak ortaya çıkabilecek felaketlere adeta zemin hazırlanıyor. 
Yine Koç Lisesi’nin bulunduğu bölgenin hemen arkasından geçen mutlak korunması gereken derelerden biri olan Değirmendere Deresi de, “Yol yapılıyor” denerek kaçak hafriyat dökülen yerlerden biri. Bu dökümlerin Tuzla Belediyesi’nin yandaş firmaları tarafından yapıldığı ileri sürülüyor. Gazetemiz tarafından daha önce haberleştirilen Kadir Tobaş’ın kuzenlerine ait “Saray Çiftliği” de Değirmendere yatağında ve kaçaktı.
Belediyeye ait döküm alanlarının çevresindeki dereler belediyenin gözleri önünde ve neredeyse onayıyla doldurulurken, internet sitesinde yayınlanan 9 Haziran 2010 tarihli basın açıklamasında, İSKİ halkla adeta alay ediyor. Açıklamada, halk dere yataklarına katı atık atmamaları konusunda uyarılırken, yerel yönetimler de kaçak hafriyat dökümlerine ve dere yataklarında imar faaliyetlerine verilen izinlere karşı dikkatli olmaları konusunda uyarılıyor. 

 


YAĞMUR GİTTİ KONU BİTTİ Mİ?

TUZLA’da sele dönüşen yağışlar Aydınlı Konaşlı, Şifa, Mimar Sinan, İstasyon ve İçmeler mahallelerinde büyük maddi zararlara sebep olurken, Tuzla-Gebze sınırında bulunan Şifa Deresi’nin taşması sonucunda ise E-5 üzerindeki Çayırova girişi sular altında kaldı, sel sularına kapılan iki kişi de yaşamını yitirdi. Bölgede bulunan Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesi de felaketten nasibini alarak neredeyse kullanılmaz hale gelmişti. Bölge halkı, yaralarını kendi olanaklarıyla sarmanın yollarını arıyor. 
Her yağmurda büyük zarara uğrayan Tuzla’da, belediyenin hiçbir şey yokmuş gibi davranması ve duyarsızlığı, vatandaşları öfkelendiriyor. Belediyenin gözü önünde doldurulan dere yataklarıyla yapılan binalara karşı yetkililerin hiçbir şey yapmaması, Topbaş’ın kuzenlerine ait dere yatağındaki çiftliğin hâlâ duruyor olması ise Tuzla Belediyesi’nin bu konudaki “hassasiyetini” gözler önüne seriyor. 

  

Yorum Yapın