Tuzla’da yıllardır süren kirlilik sorununun çözülmemesi üzerine halk harekete geçti. Kirliliğe dikkat çekmek için toplanan 20 bin imzayı TBMM’ye sunan DSP’li Ağırbaş, “Kimyasallar yasak olmasına rağmen kanalizasyon şebekesine verilmektedir” dedi.


Tuzla’da vatandaşı isyan ettiren kirlilik yıllar öncesine dayanıyor. Tuzla Belediyesi’nin ICC Danışmanlık şirketine kalite belgesi almak için Aralık 2006’da hazırlattığı “Tuzla İlçesi Çevre Risk Analizi ve Çevresel Yükümlülüklerin Tanımlanması” adlı raporda da bu kirliliğe dikkat çekiliyor. İSKİevsel atık tesisinin kapasitenin üstünde çalıştığı ve atıksu altyapı tesisleri yönetiminde eksiklikler olduğu belirtiliyor. Söz konusu raporda saha ziyaretinde bulunan uzmanlar, Dericiler Organize Sanayi Bölgesi’ne ait krom, sülfür, boya ve ağır metal içeren atıksuların arıtılmadan Umur Deresi’ne deşarj edildiğine dikkat çekiyor.

İmzalar TBMM’de

Atıksu akımlarının kontrolünün etkin yapılamadığının ve bazı dere yataklarının atıksu toplayıcı kanalı olarak kullanıldığı kaydedilen raporda, “Organize sanayi bölgeleri ve tekil sanayilerin atıksuları kısmen bireysel tesislerde arıtılsa da çoğunluğu arıtılmadan dereye deşarj edilmekte ve bu da su , toprak kirliliği, insan sağlığına olumsuz etki ve koku yaratmaktadır” deniliyor.

Yıllar geçip kirlilik sorunu çözülmeyince Tuzlalılar hareket geçti. Kampanya başlatan DSP Tuzla İlçe Başkanı Halil Özen 20 bin imza topladı. DSP Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Jale Ağırbaş da bu imzaları 27 Ekim’de TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’e sundu.
Ağırbaş, “Kimyasallar yasak olmasına rağmen kanalizasyon şebekesine veriliyor” dedi.
DSP Tuzla İlçe Başkanı Halil Özen de kanser ve astım vakalarının arttığını, son bir ayda ilçeyi çürük yumurta kokusunun yanı sıra bir de yanık kokusunun kapladığını söyledi. Özen bunun Şile’deki kimyasal atıkların İSKİ tesislerine yakılmasından kaynaklandığını ileri sürdü.
Çevreye rahatsız edici bir koku yayan İSKİ Atıksu Biyolojik Arıtma Tesisi ve çevresindeki kokudan Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın da rahatsız olduğu bildirildi. Belediye yetkilileri, Başkan’ın tesisin 300 metre yakınında oturduğunu, her fırsatta gündeme getirdiğini kokudan kendisinin de muzdarip olduğunu belirttiler.

Akçiğeri tahrip ediyor

İTÜ Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. İzzet Öztürk normal sulardan da koku oluşabileceğini ancak Tuzla’da deri endüstrisinin akıttığı suların bu kokuyu artırdığını söyledi.

İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.  Tülin Çağatay da hidrojen sülfür ve kükürtdioksit gibi gazların akciğerde tahrip edici etkisi olduğunu, söz konusu gazların artışı ile kronik bronşit ve astım vakalarının da artabileceğine dikkat çekti.

‘İmdat diye bağırasım geliyor’

İSKİ Arıtma Tesisi’nin çevresinde oturan vatandaşlar oldukça dertli. Emekli öğretmen Kadriye Demir 15 yıllık Tuzlalı. Astım hastası olunca Tuzla’daki evini 8 ay önce terk ederek Bodrum’a yerleşmiş. Evini yıllardır satmaya çalıştığını ancak her gelenin kokuyu alınca vazgeçtiğini söylüyor. Nuray Aşkun 57 yaşında bir ev hanımı. Nuray Hanım 1994 yılında “çok memnun bir şekilde” satın aldığı evinden şimdilerde çıkmaya can atıyor. Aşkun, “Kaç kere uykumdan uyanarak pikeyi burnuma bastırdığımı bilmiyorum. Geceleri imdat diye bağırasım geliyor” diye konuştu. Dr. Burhan Karaca, Tuzla’da 37 yıllık doktor. 68 yaşındaki Karaca’ya göre ilçede kronik bronşit vakaları son 7 yılda artış göstermiş. Kendisinin de kronik bronşit belirten Karaca, “Olanağım olsa kaçacağım” diyor. 12 senedir Tuzla’da yaşayan Hüseyin Sakallı da hem kendisinin hem de eşinin kronik bronşit hastası olduğunu belirterek, “Tuzlamıza yazık ettiler” diye konuşuyor.

Tuzla’yı Çürük Yumurta ve Yanık Kokusu Sardı

Yorum Yapın