Siyasetçilerden yaptıklarının arkalarında durmaları veya yüreklice ‘Evet, biz yanlış yaptık’ deyip özeleştiri vermeleri beklenir. Sorumluluk sahibi, yürekli siyasetçiler böyle yapar…
Yanlışı yapıp, sonra bu yanlışla yüzleşme zamanı geldiğinde panikle “Biz öyle yapmadık, yalan söylüyorsunuz” demek, bir siyasetçide aranılan özelliklerden değildir…

Tuzla’da Kentsel Dönüşüm Projesi -hem E-5 üstü hem de merkezdeki 40. Pafta için- gündeme geldiğinden beri konuyla ilgili yayın yapıyoruz. Projenin uygulanmak istenen haliyle ilçemize nasıl bir “hasar” vereceğini dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyoruz ve her seferinde diyoruz ki, “Bu projede muhalefet partisi, ondan da önemlisi sosyal demokrat bir parti olarak CHP de yanlış yaptı. AKP’ye destek verdi. Proje oy birliği ile geçti.”

Bu yayınların üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Bu kadar süredir CHP’li yetkili arkadaşlardan bir tekzip, dava, yalanlama gelmedi. Gelemezdi çünkü belediye meclis tutanakları ortada… (Bu sayımızda konuyla ilgili belgelerin bir kısmını zaten göreceksiniz. Sanıyorum önümüzdeki sayı da da devam edecek.)

Ancak son dönemde -ne olduysa- bir yıl sonra arkadaşlar bu yayınları hatırladı. İlk önce CHP İlçe Başkanı yaptığı bir toplantıda gazetemizi “yalancı” ilan etti ve hızını alamayıp “İspatlasınlar, istifa ederim” dedi.

Ardından CHP Grup Başkanvekili Mehmet Çalasın, Belediye Meclisinde yaptığı bir konuşmada benzeri şeyler söyledi…

Hikayeyi bilirsiniz: Nasrettin Hoca yüzüğünü evinin bodrumunda kaybettiği halde bahçede arar. Komşuları neden böyle yaptığını sorunca da “Bodrum çok karanlık!” der…
Şimdi CHP’li İlçe Başkanı ve Grup Başkanvekili arkadaşlara haddim olmayarak bir önerim var:

Velev ki; aslında siz Kentsel Dönüşüme belediye meclisinde şanlı bir direniş gösterdiniz;
Velev ki; aslında siz Belediye Başkanına TOKİ’yle protokol yapma yetkisini vermediniz;
Velev ki; aslında siz bu projeyle ilgili Belediye Başkanını öven, ona teşekkür ettiğiniz konuşmalar yapmadınız;

Velev ki; aslında sizbiz yalan söylüyoruz…

O halde bir yıldır geciktirdiğiniz cevabınızı parti toplantısında veya belediye meclis toplantısında vermeyin.
Yani, yüzüğünüzü kaybettiğiniz yerde arayın!
Dava açın, tekzip gönderin, yalanlayın…
Ama “direniş” belgelerinizi eklemeyi unutmayın…

Yorum Yapın