Tuzlamız’daki tarihi Ayazma Bahçesi nin varlığı, Osmanlı dönemine kadar uzanır. Bahçesinde küçük bir kilise, kilisesi’nin çatısında ise papazın kızına ait bir mezar vardı. Ayazma’daki kuyudan karantinadaki askeri tesislere su pompalanıyordu. II. Dünya Savaşı’nda suvari birliklerimiz burada kalmışlardır. 1945-1948 yıllarında donanmamız, Tuzla açıklarında beklerken kabotaj bayramı eğlenceleri, Ayazma’da yapılmıştır.

”1960”ihtilalinde Tuzla Uçaksavar Alayı Garnizon komutanı Yarbay (Refik SOYKUT) biraz da zorlamayla berberinden lokantasına, kasabından bakkalına, kahvesine kadar tüm esnafı Ayazma’da toplamış, bahçeyi panayır yerine dönüştürmüş.

Yakın tarihe kadar düğünlerimiz, eğlencelerimiz bu bahçede yapılır ve çocuklarımız asırlık çınar ağaçlarının altında oynardı. Ancak, Tuzlamız’ın üstüne bir kabus çöktü…

Baharla birlikte uyanan asırlık çınar ağaçları, diplerindeki toprağın alınmış, köklerinin kesilmiş, olduğunu anlayarak bir kez daha ölecekler. Kendilerini bu hale getirenlere dua değil beddua edeceklerdir.

“Fatih’in torunuyuz” diyenler; Sultan’ın “İstanbul’da bir ağaç kesenin kafasını keserim.” dediğini bilmiyor musunuz? ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir’ anlayışı bu mudur?

Eski belediye binası dahil koskoca Tuzla’da Sosyal Tesis yapacak yer bulamadınız mı?

Tuzla’ya çok zarar verdiniz , ama Tuzla’nın tarihini silemeyeceksiniz!

Zaman kalmadı,” HERKES GÖREV BAŞINA !!! “

Türksat uydusundan yayın yapan Hilal isimli televizyon kanalının logosuda hilaldir. Ekranın sağ üst köşesindeki bu hilalin içerisinde yüce Allahımız’ın ve peygamber efendimizin Arapça yazılmış mübarek adının 24 saat döndürülmesi ise yüce dinimizin ve sevgili peygamberimizin politikaya nasıl alet edilmekte olduğunun en büyük delili ve ispatıdır.

15 Nisan 2007 de bu kanalda Abdurrahman Dilipak ‘ın sunduğu “BİR BAŞKA AÇIDAN” isimli programı izliyorum.

Konuşmacılardan Mazlum DER yönetim kurulu üyesi Emrullah Beytar ile Özgür DER yönetim kurulu üyesi Rıdvan Kaya isimli şahıslar Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’in “Rejim tehlikededir,” dediği için; Genel Kurmay Başkanımız Yaşar Büyükanıt’ın ise “çete kurmak, andıç ve Şemdilli olaylarından”, General Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlükleri ile ilgili yaptığı açıklamalardan dolayı, her ikisinin “vatana ihanet” suçlarından yargılanmaları gerektiği, Tayyip Erdoğan’ın mutlaka Cumhurbaşkanı seçilerek özgürlükler, türban ve Kürt sorununa el atması savunuluyor, Irakın kuzeyinden “Güney Kürdistan” olarak bahsediliyordu.

İzmit’ten telefonla yayına katılan Mazlum DER yönetim kurulu Şube Başkanı Nigar Gümrük-çüoğlu isimli bayan Türban mitinginde polis tarafından joplandık-larını anlatırken, ekrana sürekli olarak Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer ile YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in resimleri getiriliyordu.

Cumhuriyetimizin savcıları, ülkemizi yönetmeye talip olan siyasiler, RTÜK, ulusalcı basınımız, hatta Diyanet Başkanlığımız nerelerdesiniz?

Gericilik, bölücülük ne arasan hepsi var. Görmüyormusunuz, asıl hedefleri yüce dinimizi ve sevgili peygamberimizi pis işlerine alet ederek Cumhuriyetimizin değerlerine özellikle TSK’ya saldırmaktır.

Zaman kalmadı,” HERKES GÖREV BAŞINA !!! “

Yorum Yapın