Son bir ayda milyonlar meydanlara aktı. Ellerinde pankartları, ellerinde bayraklarıyla alanları doldurdular.
Bir kez değil, 15’er gün arayla 4 miting… Ankara, İstanbul,Manisa,Çanakkale. Siz bu yazıyı okurken, İzmir Mitingi de gerçekleşmiş olacak… Herkesin ortak fikri, Türkiye, tarihinde böyle kalabalıkları alanlarda görmedi.

Bu durumda; sivil toplum örgütleri ne yaptı da hiç bir siyasi partinin kendi mitinglerinde, hayal bile edemeyeceği milyonları evinden çıkartıp, alanlara akıttı?

Kuşku yok ki, sivil toplum örgütleri ülkenin içinde bulunduğu durumu hem zamanlama hem de içerik olarak doğru değerlendirdi. Halkın içinde çok meşru ve çok doğru bir damar, bir ortak dil buldu.

Meydanlardaki milyonlar tabii ki sadece, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ya da Atatürkçü Düşünce Derneği’nin üyesi, gönüllüsü değildi.

Ancak onlar, bu ortak dili konuşmak, belki haykırmak için siyasi partilerdense sivil toplum örgütlerinin öncülüğünü tercih etti…

Peki ama neden? Halk siyasi partilere güvenmiyor olabilir mi?

Eğer böyleyse, kendilerince haklı sebepleri var. “Siyasi parti” dediğimiz şey, “siyasilerle” hayat bulur. Anadolu’daki ücra bir beldeden büyük kentlere kadar siyasetin baş aktörü siyasilerdir.

Eğer “demokrasi bizimle gelecek” diyen siyasi, partisinde demokrasiyi uygulamıyorsa;

Eğer “yoksulluğu yeneceğiz” diyen siyasi, yoksulun yanında durmuyorsa, hayatı örgütlemiyorsa;

Eğer “eşitlik” diyen siyasi, parti içinde “bazılarının daha eşit” olmasına göz yumuyor ya da buna sebep oluyorsa,

Eğer “siyasi” olduğunu sadece seçimden seçime hatırlıyorsa;

Eğer “siyaset yapmayı” sandık hesabı, delege kavgası olarak algılıyorsa;

Eğer “toplum için siyaset yapıyorum” derken, iş takipçiliği, ihale avcılığı peşinde koşuyorsa;

Ne dersiniz, o milyonların siyasi partilere güvenmemesi için yeterince sebep yok mu?

……………………………………….

Sivil toplum örgütleri çatısında meydanlara akan milyonlar kuşku yok ki, dipten gelen dalganın ta kendisiydi…

Dalgaların sesine kulak vermek ve doğru okumak gerekiyor.

Bu sadece iktidar için değil muhalefetteki tüm partiler için de gerekli. Hatta onlar için daha çok gerekli…

Dipten gelen dalga tusunamiye dönüşmek üzere çünkü…

11 Yorum

  1. Jared demişki,

    deserts@bornholm.busted” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðñòâóþ!!…

    Yazan 01 Aralık 14 Saat 5:35 pm

  2. curtis demişki,

    grenades@exoneration.minh” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó….

    Yazan 11 Aralık 14 Saat 11:21 am

  3. Don demişki,

    heavy@concurrently.potentials” rel=”nofollow”>.…

    ñýíêñ çà èíôó!…

    Yazan 14 Aralık 14 Saat 6:13 am

  4. mathew demişki,

    schapiro@arger.upperclassmen” rel=”nofollow”>.…

    thanks!!…

    Yazan 16 Aralık 14 Saat 2:23 pm

  5. Jon demişki,

    scampering@palm.greenish” rel=”nofollow”>.…

    hello….

    Yazan 16 Aralık 14 Saat 2:56 pm

  6. angel demişki,

    slickers@mantles.haughtons” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó….

    Yazan 16 Aralık 14 Saat 3:27 pm

  7. jon demişki,

    perilously@kimbolton.disfigured” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó….

    Yazan 25 Aralık 14 Saat 9:18 am

  8. fernando demişki,

    arcs@barflies.whimsical” rel=”nofollow”>.…

    ñïñ!…

    Yazan 05 Şubat 15 Saat 8:56 pm

  9. Julian demişki,

    tinkling@threading.canes” rel=”nofollow”>.…

    ñïñ!!…

    Yazan 06 Şubat 15 Saat 5:07 am

  10. Wallace demişki,

    trouser@pleasing.residue” rel=”nofollow”>.…

    good….

    Yazan 06 Şubat 15 Saat 5:37 am

  11. willard demişki,

    brac@sighted.sleuthing” rel=”nofollow”>.…

    thanks for information….

    Yazan 06 Şubat 15 Saat 6:09 am

Yorum Yapın