Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığına,

Savunmada Bulunan: Halil Özen
Dosya No : 2006/3901

Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci 28/07/2006 tarihli gazetemizin birinci sayfasında ve iç devam sayfasında yaptığımız “Demirci’nin SSK Oyunu” başlıklı haberimize ilişkin olarak kamu davası açılması talebiyle 11/08/2006 tarihinde Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmuştur.

Başvuruda özellikle SSK ile ilgili haberimiz temel alınmışsa da, bundan önceki iki haberimize de atıfta bulunularak “kasıtlı ve çarpıtılmış” haber yaptığımız iddaları güçlendirilmek istenmiştir. Oysa ki,

-Tuzla Belediye Başkanı son suç duyurusunda da bahsettiği Tuzla İçmeler Mahallesi’nde var olan “Cumhuriyet Çıkmazı Sokağı” ve “Cumhuriyet Çıkmazı Parkı” haberimizle ilgili yine Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş, bunun sonucunda takipsizlik kararı gelmiştir.


- Atıfta bulunduğu ikinci haberimiz Tuzla Belediyesi’nin bizzat Başkan Mehmet Demirci imzası ve belediye logosuyla bastırıp, yeni evlenen çiftlere ücretsiz olarak dağıttığı ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran “Aile İlmihali” adlı kitaptır ki, bu haberimiz Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç duyurusu olarak kabul edilmiş, İçişleri Bakanlığı’ından soruşturma izni beklenmektedir.


Yine bu haberimizle ilgili Sayın Demirci, hakkımızda suç duyurusunda bulunmuştur. Bu konuyla ilgili savunmamızı verdik ve sonucunu beklemekteyiz.


Yargıtay kararları çerçevesinde bir haberin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasında, haberin nitelikleri olarak; gerçeğe uygunluk, kamusal ilgi ve toplumsal yarar, güncellik ve şekle uygunluk unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Bahse konu haberimiz bu çerçevede değerlendirildiğinde;

1. Haber gerçektir. Haberde gerçeklik unsuru gerçekleşmiştir.


Suç duyurusuna esas teşkil eden haberimizde özet olarak, şu anda Tuzla Belediye Başkanlığı görevini yürüten Mehmet Demirci’nin, belediye başkan yardımcılığı yaptığı yaklaşık 10 yıllık SSK prim ve ödeneklerini, belediye başkanı seçildikten sonra geçmişe dönük olarak ve belediye kasasından ödettiği ve bunun, ilgili tüm yasa, genelge ve uygulamalara aykırı olduğu konusu işlenmiştir.
Haberimiz tamaman gerçektir. Şöyle ki,

a. Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin 1994 – 2004 yılları arası tüm SSK primleri 748904 iş yeri numarasıyla Tuzla Belediyesi tarafından ödenmiş ve ay ay hiç atlamadan tüm bu zaman dilimine ait primler düzgün yatırılmış görülmektedir. (Ek 1: Mehmet Demirci’nin SSK kayıtlarından alınmış SSK Sigortalı Hizmet Dökümü)


b. Oysa ki, Mehmet Demirci Belediye Başkan Yardımcılığı’nın son dönemlerinde 11/06/2003 tarihinde Tuzla Belediyesi Hukuk Tarifeler Komisyonu’na bir dilekçe vererek “1/04/1994 tarihi itibariyle 1580 sayılı yasa çerçevesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktayım…. hizmet sürem içerisinde ilişkilendirilmemiş sürelerin prim ve ferilerinin Belediye bütçesinden ödenmek üzere bildirilmesini…” talep etmişse de, komisyon bu teklifi 03/10/2003 tarih ve 141/1 no’lu raporla ve oy birliği ile reddetmiştir. Buradan anlıyoruz ki, adı geçen kişinin hizmet dökümünde düzenli olarak görünen ödemeleri toplu olarak yatırılmıştır. Ayrıca bu dilekçesinde şikayetçi Mehmet Demirci, 1580 sayılı yasaya bağlı olduğunu kendisi açıklamaktadır. (Ek 2: 03/10/2003 tarih ve 141/1 no’lu Hukuk Tarifeler Komisyonu raporu)


c. Dönemin Belediye Başkanı İdris Güllüce, Hukuk ve Tarifeler Komisyonu’nun bu kararından bir gün önce, 02/10/2003 tarihinde SSK Kaynarca Müdürlüğü’ne bir yazı yazarak “…. Mehmet Demirci’nin işe giriş tarihi sehven 06/04/2000 olarak bildirilmiştir. Bunun 04/04/1994 olarak düzeltilerek kanuni gereğinin bilgi edinilmesi….” talep edilmiştir. (“Sehven 2000 olarak” bildirilen tarih Mehmet Demirci’nin 2, dönem belediye başkan yardımcılığının başladığı tarihtir.) (Ek 3:Dönemin Belediye Başkanı İdris Güllüce’nin yazdığı 02/10/2003 tarihli talep yazısı. Bu ek, resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir. )


d. 1 no’lu Grup Başkanlığı’na bağlı müfettiş Orhan Eski 05/08/2003 tarih ve 065822 no’lu raporunda(yani İdris Güllüce’nin talebinden iki ay önce) “…… yasal süresi dışında verilen 94/4 – 2003/1 aylara ait bildirgeleri, sigorta primlerinin işleme alınması gerektiği, 14681305 sigorta no’lu Mehmet Demirci’nin işe giriş bildirgesi yasal süresi dışında kuruma intikal ettiğinden 94/5 tarihi esas alınarak 506/140-1b’ye göre idari para cezası uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatindeyim” demektedir.(Ek 4: 1 no’lu Grup Başkanlığı’na bağlı müfettiş Orhan Eski’nin 05/08/2003 tarih ve 065822 no’lu raporu. Bu ek, resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir.)


e. Aynı müfettiş 30/04/2004 tarihinde konuyla ilgili bir rapor daha hazırlamış ve bunun sonucunda Mehmet Demirci’nin yaklaşık 10 yıllık belediye başkan yardımcılığı dönemini kapsayan sürenin tümünün sigorta bildirgelerini vererek, SSK primleri geçmişe dönük olarak ve belediye kasasından 03/06/2004 tarihinde yani adı geçen kişi Belediye Başkanı seçildikten birkaç ay sonra ödenmiştir.(Ek 5: 1 no’lu Grup Başkanlığı’na bağlı müfettiş Orhan Eski’nin düzenlediği, altında Grup Başkanı’nın da imzası olan ve tüm işlemlerin tek dayanak noktası olan 30/04/2004 tarihli rapor. Bu ek, resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir. )


A- KONUYLA İLGİLİ HUKUKİ MEVZUAT


Oysa ki, konuyla ilgili tüm yasal mevzuat, şikayetçi Mehmet Demirci’nin belediye başkan yardımcılığı dönemini kapsayan yaklaşık 10 yıllık SSK primlerinin tamamının geriye dönük, toplu ve belediye kasasından ödenmesi işleminin yasa ve genelgelere aykırı olduğunu göstermektedir. Şöyle ki;
a) Danıştay Genel Kurulu’nca 29/03/1952’de onaylanan, Danıştay İkinci Dairesi’nin K.1952/1868 ve E. 1952/2937 no’lu kararına göre, Belediye Meclis Üyeleri arasından alınan Belediye Başkan Yardımcılarının aylık ve özlük yönününden Belediye Başkanına uygulanan bütçe ve muhasebe kurallarına tabi olacağı karara bağlanmıştır. (Ek 6: Bahse konu danıştay kararı)


b) 1580 sayılı Belediye Kanuna’na 1963 yılında 307 sayılı kanunla eklenen 7. madde “sigortalı işçi iken belediye başkanlığına seçilenler sigorta ve prim ve aidatlarını ödediklerinde sigortalı olmaktan doğan bütün hakları devam eder” demektedir. (Ek 7: 1580 sayılı Belediye Kanuna’na 1963 yılında 307 sayılı kanunla eklenen 7. madde)


c) Nitekim, E. 2004/3789 K. 2004/4080 no’lu Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin bir kararında şöyle demektedir: “……. Davacı, Belediye Başkanı olarak hizmet tespiti istemiş ise de, 506 sayılı yasaya göre hizmet aktinin unsurları bulunmadığı ve zorunlu SSK sigortalısı sayılamayacağı ortadır…… Uyuşmazlık, Belediye Başkanlarının 506 sayılı yasadan yararlanıp yararlanamayacakları noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 1580 sayılı Belediye Kanununun ek 7, maddesidir. Anılan maddede, sigortalı işçi iken Belediye Başkanlığı’na seçilenlerin sigorta prim ve aidatlarını ödediklerinde sigortalı olmaktan doğan bütün haklarının devam edeceği…… hükmü öngörülmüştür.” diyerek yerel mahkemenin tesipitin kabulü kararını bozmuştur. (Ek 8: Yargıtay 21. Dairesi; E,2004/3789 K. 2004/4080 no”lu kararı)


d) Ayrıca, T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün, 1996 yılında Başbakanlık Matbaası’nda bastırılan, 12 no’lu yayını olan “Belediye Hesap İşleri Rehberi” kitabı, Sayfa 481”de, Belediye Hesap İşleri Müdürlerinin görevlerini sayarken, “1580 sayılı kanuna 307 sayılı kanunla eklenen ek 7. maddesi uyarınca; sigortalı işçi iken belediye başkanlığına seçilenlerin sigorta prim ve aidatlarını ödemeleri halinde sigortalı olmaktan doğan bütün haklarının devam edeceği hükme bağlandığından, uygulamada bu hususa uyulup uyulmadığı…” maddesini de saymaktadır. (Ek 9:Belediye Hesap İşleri Rehberi, T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel MüdürlüğüYayın No.12, 1996)


e) Sosyal Sigortalar Kurumu, Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü, Tahsisler Daire Başkanlığı’nın,22/06/2004 tarih, “Sendika Başkanı ve Belediye Başkanlarının Sigortalılığı” konulu ve Genel Müdür Sait Ersoy, Kurum Vekili Nazmi Güleyüpoğlu imzalı Genelgesi durumu daha da açıkça anlatmaktadır. Adı geçen genelge, “2821 ve 1580 sayılı kanunlara göre sendika başkanı ve yöneticileri ile belediye başkanları seçimle iş başına geldiklerinden, bunların seçildikleri tarih itibariyle çalıştıkları işleri ile iş akitleri askıya alınmakta, bu tarihten sonra istekleri halinde işverene düşen pay dahil olmak üzere, prim ve aidatlarını ödemeye devam etmek suretiyle ayrıldıkları işyerlerindeki sigortalılık haklarını devam ettirebilmektedirler. Diğer bir ifadeyle bunların 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre sigortalılıkları zorunlu değildir. Dolayısıyla sigortalılıkları taleple devam edebileceği gibi, taleple de sona erebilir.” diyerek, belediye başkanlarının (dolayısıyla, Danıştay’ın Ek 6 ile sunduğumuz kararına göre, seçilmiş belediye meclis üyeleri arasından alınan belediye başkan yardımcılarının da) sigortalılıklarının isteğe bağlı olduğunu, işverene düşen pay da dahil olmak üzere prim ve aidatlarını ödemeye devam etmeleri halinde bu hakkın da devam edebileceğini söylemektedir. ( Ek 10: Bahse konu genelge)


f) Ayrıca, Sosyal Sigortalar Kurumu, 16 numaralı ve “Sigorta işleri ve Primler Dairesi Başkanlığı işlemleri” konulu genelgesinin “Bir göreve seçimle gelenler” bölümünün 1-b maddesindeBelediye Başkanlarının durumunu incelerken; bir önceki ekte sunulan hükümlere ilaveten “….. Sigorta haklarını devam ettirme hususu tamamen ilgililerin ihtiyarına bağlı olduğuna göre, sigorta primlerini ödemedikleri aylar için bu haktan feragat ettiklerinin kabul edilmesi gerekmekte, dolayısıyla bu kabil kimselerden geçmiş günlere ait primlerin kanuni yollardan tahsiline imkan bulunmadığı gibi, bunların sonradan gecikme zammı ve kanuni faiziyle birlikte geçmiş primlerinin ödenmesi kaydıyla arada geçen süre için sigorta haklarından istifade ettirilmeleri yoluna gidilmesi de genel sigorta prensipleri karşısında mümkün görünmemektedir” diyerek; seçimle gelen Belediye Başkanlarının (dolayısıyla,: Danıştay’ın Ek 6 ile sunduğumuz kararına göre, belediye başkan yardımcılarının da) sigortalılığının isteğe bağlı olduğu vurgulanmakta ve bundan dolayı geçmişe dönük olarak –gecikme zammı ve kanuni faizi ile bile olsa- aradan geçen sürenin kapatılamayacağını açıkça belirtmektedir. ( Ek 11: Bahse konu genelge)


g) Yine, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 2005/36 no’lu ve “5272 sayılı ve 5216 sayılı kanunların uygulanması” konulu ve Bakan adına Müsteşar Şahabettin Harput imzalı genelgenin Meclis Üyeleri Arasından Görevlendirilen Başkan Yardımcılarının Ödenekleri bölümünde de açıkça “…..Belediye meclis üyeleri arasından başkan yardımcısı olarak yapılan bu tür görevlendirmeler memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dahil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmeyeceğinden bunlar için sosyal güvenlik kurumuna bu amaçla herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir” demektedir. ( Ek 12: Bahse konu genelge)


h) Ayrıca 5272 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 6. fıkrası, seçilmiş meclis üyeleri arasından görevlendirilen Belediye Başkan Yardımcılarının bu görevlendirme ile memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dahil ilgililer açısından bir hak teşkil etmeyeceğini hükme bağlamıştır. Dolayısıyla seçimle gelen belediye başkanlarının ya da seçilmiş belediye meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcılarının sigortalılık durumunu normal bir işçi – işveren ilişkisi içinde değerlendirmek doğru değildir. ( Ek 13: İlgili yasa maddesi)


Yukarıda sunmaya çalıştığımız tüm hukuki mevzuta rağmen konu, 506 sayılı yasa çerçevesinde Belediye kurumu ile dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Demirci arasında bir “iş akdi” kurulmuş gibi değerlendirilebilse bile,
adı geçen kişinin sigortalılık tespit süresinin 1994 yılında başlanması ve 2004 yılınına dek olanyaklaşık 10 yılık sürenin prim borçlarının geçmişe dönük olarak ödenebilmesi ve bu sürenin kapatılması ilgili yasa ve genelgelere göre mümkün değildir. Çünkü, SSK Genel Müdürlüğü’nün Sigorta Primleri Takip ve Tahsilatı Genel Tebliği, (Seri No 6, Resmi Gazete No: 21978, Resmi Gazete Tarihi; 2/7/1994) “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bir ek madde eklenmesi ile 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında kanunun” 7/6/1994 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe gimesi sebebiyle, hizmet veya ücret tespiti için sigortalıların 7/6/1994 ve daha sonraki günlerde ilgili mahkemelerde hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir süre içinde dava açabilmelerinin olanaklı kılındığını, 506 sayılı kanunun 79. maddesinin 8. fıkrasında belirtilen 10 yıllık sürenin 5 yıla indirildiğini açıkça belirtmektedir. Ayrıca, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 1971 olduğunun tespiti istemiyle açılan ve yerel mahkemenin isteğin kabulune karar vermesinden sonra, davalı kurumun temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 21. Dairesi E.2003/9595 K. 2003/10751 kararıyla ve ,yukarıdaki maddeye atıfla, tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğinden bahisle, hak düşürücü sürenin geçtiğine, temyiz isteminin kabulune ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Yine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2004/6010 K. 2004/9621 sayılı kararı benzer niteliktedir.
(Ek 14: Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’nden, Sigorta Pirimleri Takip ve Tahsilatı Genel Tebliği (Seri No: 6) Resmi Gazete Tarihi: 2/71994;
Ek 15: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2003/9595; K. 2003/10751 kararı;
Ek 16: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2004/6010; K. 2004/9621 kararı)


Ayrıca –hizmet tespitinin zaman aşımına uğramış olmasının dışında da- şikayetçi konuyla ilgili açıklamalarında belediye başkan yardımcılğı dönemde SSK primlerinin kurum tarafından ödenmemesini “kanuna aykırı ve usulsuz olduğunu” iddia ettiği halde, kurum nezdinde dönemin belediye başkanı İdris Güllüce aleyhine açtığı herhangi bir dava yoktur. Tüm uygulama sadece bir müfettiş raporuna dayandırılmaktadır.

B) KONUYLA İLGİLİ UYGULAMALAR:


I) Kadıköy Belediyesi’ndeki bir uygulama örneği:

Kadıköy Belediyesi’ndeki uygulama konumuz açısından somut bir örnek teşkil etmektedir. Kadıköy Belediyesi’nde 1992-1995 yılları arasında Belediye Başkan Yardımcılarının bildirgeleri zamanında verilip, primleri zamanında yatırıldığı halde, ödeme belediye bütçesinden yapıldığı için, mülkiye müfettişlerinin tuttukları raporla, belediye başkan yardımcılarına zimmet çıkarılmış, belediyeden yapılan ilgili ödemelerin tümü faiziyle belediye başkan yardımcılarından bunun mümkün olmaması halinde ilgili sayman ve tahakkuk memurlarından ortaklaşa alınması gerektiği belirtilmiştir. (Ek 17: Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporunun, ilgili bölümü)


II) Davacı Mehmet Demirci gibi Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Cengiz Tayfur ve Hacı Bayram Kılıç’ın durumları:


- HACI BAYRAM KILIÇ: Şikayetçi Mehmet Demirci ile birlikte 1994 yılında belediye meclis üyesi seçilmiş, 1997 yılında Belediye Başkan Yardımcısı olmuş, 1999 seçimlerinde tekrar belediye meclis üyesi seçilerek belediye başkan yardımcısı olarak atanmış ve 2004 yılındaki seçimlere dek bu görevini sürdürmüştür. Hacı Bayram Kılıç’ın SSK hizmet dökümünü incelediğimizde gördüğümüz durum, Mehmet Demirci’den farklıdır. 2004 yılında davacı Mehmet Demirci’nin primleri toplu olarak ödenirken, belediye başkan yardımcılığı döneminin tamamını kapsamıştır. Oysa ki, Mehmet Demirci ile birlikte geçmişe dönük primleri toplu olarak belediye kasasından yatırılan belediye başkan yardımcısı Hacı Bayram Kılıç, 1997 yılından 2004 yılına dek belediye başkan yardımcısı olduğu halde sadece son üç yılını yatırtmış, görev yaptığı ilk 4 yılı kapsayan sürenin prim ve aidatları ödenmemiştir. Son üç yılın belediye bütçesinden ödenmesiyle Hacı Bayram Kılıç SSK’dan emekli olmuştur. (Ek 18: Hacı Bayram Kılıç’ın SSK hizmet dökümü)


CENGİZ TAYFUR; Şikayetçi Mehmet Demirci ile birlikte 1999 yılında ikinci dönem belediye meclis üyesi seçilmiş, 1999 yılında Belediye Başkan Yardımcısı olmuş, 2004 yılındaki seçimlere dek bu görevini sürdürmüştür. Cengiz Tayfur’un SSK hizmet dökümünü incelediğimizde gördüğümüz durum da Mehmet Demirci’den farklıdır. 2004 yılında, şikayetçi Mehmet Demirci’nin primleri toplu olarak ödenirken, belediye başkan yardımcılığı döneminin tamamını kapsamıştır. Oysa ki, Mehmet Demirci ile birlikte geçmişe dönük primleri toplu olarak belediye kasasından yatırılan belediye başkan yardımcısı Cengiz Tayfur, 1999 yılında belediye başkan yardımcısı olduğu halde -tıpkı Hacı Bayram Kılıç gibi – sadece son üç yılını belediye kasasından ve toplu olarak yatırtmıştır. Son 3 yılın belediye bütçesinden ödenmesiyle Cengiz Tayfur da SSK’dan emekli olmuştur. (Ek 19: Cengiz Tayfur’un SSK hizmet dökümü)


Eğer şikayetçinin iddia ettiği gibi kendisi için yapılan 10 yıllık prim borçlarının geçmişe dönük, toplu olarak belediye bütçesinden ödenmesi yasalsa, neden kendisiyle birlikte belediye başkan yardımcılığı yapan Cengiz Tayfur ve Hacı Bayram Kılıç’ın tüm dönemi değil de, SSK’dan emekliliklerine yetecek son üç yılları ödenmiştir?

III) Davacı Mehmet Demirci, 2004 seçimlerinde Belediye Başkanı olduktan sonra, seçilmiş belediye meclis üyelerinin arasından Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirdiği ve 2004-2006 arası bu görevi yürüten Ahmet Çabuk’un durumu:
2004 seçimlerinde Mehmet Demirci Belediye Başkanı seçilmiştir. Seçimlerin ardından, seçilmiş belediye meclis üyeleri arasından Ahmet Çabuk belediye başkan yardımcısı olmuştur. Ahmet Çabuk’un SSK hizmet dökümüne baktığımızda, belediye başkan yardımcısı olarak görev yaptığı bu süre içinde, SSK primlerinin bir tek ay bile belediyeden ödenmediğini görmekteyiz. Ahmet Çabuk’un primleri başka bir işyerinden ödenmiştir.
(Ek 20: 2004-2006 döneminde belediye başkan yardımcılığı yapan Ahmet Çabuk’un SSK hizmet dökümü)


Haberimizin gazetemizde çıkmasından ve daha sonra da Hürriyet Gazetesi’ne manşet olmasından sonra, Tuzla Belediyesi’nin resmi internet sitesinde de yer alan konuyla ilgili açıklamanın bir bölümünde; “…… 506 sayılı SSK kanunun ……… genel hüküm niteliği taşıyan 6. maddesinde ise ‘çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı oldukları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlülüklerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılmayacağı ve vazgeçilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, …… Demirci’nin aynı belediyede başkan yardımcı olarak çalıştığı dönemde sigorta primlerinin ödenmemiş olmasının kanuna aykırı, usulsüz bir uygulama olduğu görülmektedir.”denmektedir.

Şikayetçi Mehmet Demirci’nin atıfta bulunduğu bu yasa maddesi eğer gerçekten kendi durumuyla ilgiliyse, o halde kendisi Belediye Başkanlığı döneminde, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çabuk’un sigorta primlerinin belediyeden ödenmemesiyle “kanuna aykırı, usulsüz bir uygulama” mı gerçekleştirmiştir?


Sadece bu örnek bile, şikayetçi Mehmet Demirci’nin iddialarının ne kadar gayri ciddi olduğunu göstermektedir.

C) KONUYLA İLGİLİ UZMAN GÖRÜŞLERİ:


Haberimizin verilerini topladıktan sonra, yayına girmeden önce arşivden uzmanların konuyla ilgili görüşlerini taradık. Onlardan bazıları şöyle;

a) Tahsin Sınav, Emekli SSK Başmüfettişi, Gazeteci, Konuyla ilgili 05/05/2005 tarihli Yeni Şafak Gazetesi’ndeki yorumu:


Emekli Başmüfettiş ve gazeteci Tahsin Sınav 05/05/2005 tarihinde, gazetesindeki köşesinde konuyla ilgili bir okuyucu mektubunu yanıtlarken özet olarak, seçilmiş belediye başkanlarının 506 sayılı sigorta kanuna göre sigortalı sayılmamakla birlikte, 1580 sayılı kanun gereğince daha önceden SSK ile ilgilerinin var olması şartıyla, belediye başkanlığı döneminde SSK’ya prim ödeyebileceklerini belirterek; “ancak bunlar gerek işveren ve gerekse işçi primlerinin tamamını kendileri ödeyeceklerdir” demektedir. Ayrıca, bu kişilerin sigorta haklarını devam ettirme hususu tamamen ilgilinin tercihine bağlı olduğundan, ödenmemiş ayların feragat sayılacağından bahisle, geçmişe dönük , toplu ödeme yapılamayacağını açıklıkla vurgular. (Ek 21: Emekli SSK Başmüfettişi Tahsin Sınav’ın bahse konu yazısı)


b) Ziya Perver, 10/04/2004 tarihli Zaman Gazetesi’ndeki yazısı:


(Ziya Perver’in gerçek adı Ali Tezel’dir. Ziya Perver gazete yazılarında kullandığı mahlasıdır. Ali Tezel, SSK Başkanlığı Sigorta Teftiş Kurulu 1. no’lu Grup Başkanlığı’nda sigorta başmüfettişi ve aynı zamanda 2004 yılından beri de Grup Başkanı olarak görev yapmaktadır.) Ali Tezel de yazısında tıpkı Tahsin Sınav gibi, bahse konu kişilerin sigortalılık haklarının primlerini zamanında ve kendi ceplerinden ödemeleri koşuluyla süreceğini, yatırlamamış ayların feragat sayılacağından bahisle, geçmeşe dönük ödeme yapmanın mümkün olmadığını belirtir.
(Ek 22: SSK Başkanlığı Sigorta Teftiş Kurulu 1. no’lu grup başkanlığı’nda sigorta başmüfettişi ve 2004’den itibaren Grup Başkanı Ali Tezel’in (Ziya Perver) 10/04/2004 tarihli Zaman gazetesindeki bahse konu yazısı)


Tüm bu hukuki mevzuatı özetlemek gerekirse,


- Seçimle gelen belediye başkanları, (Ek 6’da sunduğumuz danıştay kararı uyarınca seçilmiş belediye meclis üyeleri arasından atanan belediye başkan yardımcıları da) seçimle gelip, seçimle gittikleri için bir iş akdine bağlı değillerdir.
- Bu sebeple sigortalılık hakları ilgilinin isteğine bağlıdır.
- Primlerini kendileri ödemek zorundadır.
- Ödenmemiş süreleri feragat sayılacağından, geçmişe dönük ödeme yapamazlar.
Sunmaya çalıştığımız eklerden de görüleceği üzere haberimiz tamamen gerçektir. Kasıt veya çarpıtma yoktur. Haberimiz tamamen belgelerle desteklenmektedir.

2. Haberde kamusal ilgi vardır ve “haber niteliği” taşımaktadır.


Şikayetçi Mehmet Demirci şu anda Tuzla Belediye Başkanı’dır. Demirci, aynı belediyede belediye başkan yardımcılığı yaptığı yaklaşık 10 yılın SSK primlerini belediye başkanı olmadan az önce başlatılan işlemlerle, belediye başkanı olduktan birkaç ay sonra toplu olarak, geçmişe dönük ve belediye bütçesinden ödemiştir. Ulaştığımız tüm yasalar, genelgeler, tüzükler, uzman görüşleri, uygulamalar bu durumun yasa dışı olduğunu belgelemektedir.

Davacı böyle yaparak kendine kişisel menfaat sağlamış, hem belediye bütçesini hem SSK kurumunu (böylece 10 yıl erken emekli olacaktır) zarara uğratmıştır. Davacının belediye başkanı olması ve kamunun zarara uğratılması nedeniyle haberimizde kamusal ilgi vardır ve haber niteliği taşımaktadır.

3. Haberimiz günceldir.


Şikayetçi, Tuzla Belediyesi’ne 1994 yılında belediye meclis üyesi olarak girdiği dönemden 2004 yılına dek kesintisiz iki dönem üstüste belediye başkan yardımcılığı yapmış, ardında da Tuzla Belediye Başkanı seçilmiş ve bu görevi devam etmektedir. Şu anda kamunun ilgisi dahilinde olan bir isimdir. Dolayısıyla haber günceldir.

4. Haberimiz verilişi ölçülülük ilkesine uygundur. Haberin içeriği ile haberin veriliş biçimi birbirine uygundur.


Haberimizin içeriği incelendiğinde görülecektir, içinde hiç bir şekilde aşağılama, hakaret, çarpıtma veya kasıt yoktur. İçeriğimiz tamamen belgelere ve uzman görüşlerine dayanmaktadır.

Ayrıca şikayetçi, şikayet dilekçesinde gazetemiz için “ücretsiz ve siyasi olarak çıkarılmış olmasını” bir suç ve husumet kastı olarak sunmaya çalışmaktadır. Gazetemizin “siyasi” olduğu bir sır değildir ve logomuzun altında her sayıda “Bağımsız Siyasi Gazete” ibaresiyle okuyucuya duyurulmaktadır…. Ayrıca zaten takdir edersiniz ki, ilan ve reklam gazeteleri ve bazı özel yayınlar dışındaki gazeteler “siyasi” dir. Eğer bu bir “suç ve husumet göstergesiyse” başta büyük ulusal gazeteler dahil olmak üzere pek çok yayının böyle bir suç işlediğini kabul etmemiz gerekir….

Gazetemizin ücretsiz dağıtılması pek çok yerel gazetenin yaptığı bir uygulamadır. Okuyucumuzla buluşma yöntemi olarak belirlediğimiz bir tercihtir. Ülkemizin pek çok yerinde belki binlerce yerel gazete ve bu arada Tuzla’da çıkan tüm yerel gazeteler bu yöntemle okuyucusuna ulaşmaktadır.

Şikayetçi, 2004 yılında başka bir partiden aday adayı olmuş olmamı da “husumet kanıtı” olarak sunmaya çalışmaktadır. 2004 yılında başka bir partiden aday adayı olduğum doğruysa da, bunun konumuzla ne ilgisi olduğunu anlamış değilim. Bu bakış açısıyla, şu anda yerelde ve genelde iktidarda olan partinin dışındaki bir partide çalışan, gönül veren, aday olan insanların gazetecilik mesleğinden men edilmesi gerekir ki, bu da davacı Mehmet Demirci’nin demokrasi anlayışının göstergesidir.

Ayrıca Mehmet Demirci 9/8/2006 tarihli özel gündem sayımızın da husumet kanıtı olduğunu iddia etmektedir. Ancak adı geçen sayımızda şikaye konu olan haberimizin devamı niteliğindedir. Haberimizin ulusal basının en büyük gazetelerinden birine –Hürriyet Gazetesine- manşet olmasından sonra, haberimizi daha da netleştirmek amacıyla konuyla ilgili belgeleri bastığımız bir yayındır. (Ek 23: 9/8/2006 tarihli sayımız)


DOSYADA BULUNAN MAHKEME KARARLARI


Ayrıca şikayetçi Mehmet Demirci, şikayet dilekçesine ek olarak İstanbul 2. İş Mahkemesinin Yargıtay 21. Hukuk dairesince onanan kararını ek olarak sunmuştur. Oysa bu karar farklı bir durumu göstermektedir. Şöyle ki,

İstanbul 2.İş Mahkemesinin 2002/327 Esas, 2003/613 Karar ve 3.7.2003 tarihli kararı Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2003/8067 Esas, 2003 /963 Karar ve 1.12.2003 günlü ilamı ile onanmıştır.

Davanın konusu ise; Davacı Ali Özgedik’in Kağıthane Belediye Başkanlığına karşı açtığı hizmet tespit davasıdır. Bu davanın özü Belediye Meclis üyesi olarak seçildikten sonra Belediye Başkanı tarafından atandığı görev nedeniyle kendisine ücret ödendiği ve Belediye Başkanı tarafından görevine son verildiği için “hizmet aktinin” tespiti ile 7.8.1995 tarihinden itibaren 18.04.1999 tarihine kadar hizmet aktine dayalı olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitidir.

Bu tespit davasının içeriği ve sunulan belgelerden anlaşıldığına göre; Belediye Başkan Yardımcısı sıfatını taşıyan davacı Ali Özgedik’in çalışmaları nedeniyle ödenen ücret yapmış olduğu işlerin karşılığıdır ve Mahkemece ortada bir hizmet akti bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak bu hizmet akti; davacının Belediye Başkanı yardımcılığı sıfatından kaynaklanmamaktadır. Bir başka deyişle görev ataması yapılmış ve Belediye Başkan Yardımcısı olarak tayin edilmiş olmasına karşılık ödenen ücret ve sigortalılık hali Belediye Başkan Yardımcılığı ile ilgisi bulunmamaktadır.

Nitekim; davacı ayrıca kıdem ve ihbar tazminatı alacakları ile ikinci bir dava daha açmıştır.
Davacı Ali Özgedik hizmet aktinin sona erdirilmesi ve alacaklarının ödenmesi hakkındaki bu dava İstanbul 2.İş Mahkemesinin 2001/326 Esas ve 2004/ 82 Karar sayılı ilamı ile karara bağlanmıştır. Mahkemenin bu kararında yukarıda açıklaması yapılan 21 Hukuk Dairesi ilamına ve davacının hizmet aktine dayalı sigortalı çalışmalarının tespiti ilamına da atıf yapılmıştır. Mahkeme ortada bir hizmet akti olduğunu tespit ederek aktin haksız feshi nedeniyle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmesine karar vermiştir. Bu karar Yargıtay temyiz incelemesinden geçmiş ve hüküm bozulmuştur.

Yargıtay bozma gerekçesi yukarıda açıklanan görüşümüzü doğrulamaktadır. Çünkü Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2004/12095 Esas ve 2004/26775 Karar ve 8.12.2004 tarihli ilamında “Davacının (Ali Özgedik) encümen üyeliği dışında davalıya ait işyerinde hizmet akti ile çalıştığı, açılan hizmet tespit davası sonunda verilen ve Yargıtay 21.Hukuk Dairesince de onanan karar ile kesinleşmiş bulunmaktadır. DAVACININ İHBAR VE KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETİNİN BELİRLENMESİNDE ENCÜMEN ÖDENEĞİ VE BAŞKAN YARDIMCILIĞI ÜCRETİNİN NAZARA ALINMASI HATALIDIR. YALNIZ HİZMET AKTİ İLE ÇALIŞMASI DOLAYISIYLA KENDİSİNE ÖDENEN ÜCRET NAZARA ALINARAK İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI MİKTARI BELİRLENMELİ VE BU ŞEKLİYLE HÜKÜM ALTINA ALINMALIDIR” Bu bozma ilamına uyan İstanbul 2.İş Mahkemesi 2005/22 Esas ve 2005/549 Karar ve 10.11.2005 tarihli ilamı ile davacı Ali Özgedik’in Belediye Encümen üyesi ve Başkan Yardımcılığı sıfatları ile aldığı ücretleri dikkate almadan; sadece hizmet aktinden kaynaklanan ücret karşılığı kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine karar vermiştir.

Bu nedenle; Mahkeme kararları ve Yargıtay ilamları davacı Ali Özgedik’in Belediye Başkan Yardımcılığı ve Belediye Encümen Üyeliği görevlerinden kaynaklanan ücretlerin karşılığı sigortalı sayılacağını tespit etmemiş; aksine bu görevlerin dışındaki hizmet akti ve ücret karşılığı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını ve bu hizmet aktinden kaynaklanan diğer işi nedeniyle sigortalı sayılmasına karar vermiştir.

(Ek 24: Şikayetçinin ek olarak sunduğu mahkeme kararlarının dava dosyasının tamamı. Yargıtay 9. Dairesinin bozma karar ilamı eklidir. )

Tüm bunlardan dolayı gazetemize ve şahsıma yönelen hiç bir suçlamayı kabul etmediğimi bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım.

18/09/2006 Halil ÖZEN Çağdaş Tuzla Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü

Ekler: 1) Mehmet Demirci’nin SSK kayıtlarından alınmış SSK Sigortalı Hizmet Dökümü
2) 03/10/2003 tarih ve 141/1 no’lu Hukuk Tarifeler Komisyonu raporu
3) Dönemin Belediye Başkanı İdris Güllüce’nin yazdığı 02/10/2003 tarihli talep yazısı. (Bu ek resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir.)
4) 1 no’lu Grup Başkanlığı’na bağlı müfettiş Orhan Eski’nin 05/08/2003 tarih ve 065822 no’lu raporu. (Bu ek resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir.)
5) 1 no’lu Grup Başkanlığı’na bağlı müfettiş Orhan Eski’nin düzenlediği, altında Grup Başkanı’nın da imzası olan ve tüm işlemlerin tek dayanak noktası olan 30/04/2004 tarihli rapor. (Bu ek resmi evrağın fotokopisi değil, kaydın kağıda dökülmüş halidir.)
6) Danıştay İkinci Dairesi’nin K.1952/1868 ve E. 1952/2937 no’lu kararı
7) 1580 sayılı Belediye Kanuna’na 1963 yılında 307 sayılı kanunla eklenen 7. madde
8) Yargıtay 21. Dairesi; E,2004/3789 K. 2004/4080 no”lu kararı
9) Belediye Hesap İşleri Rehberi, T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel MüdürlüğüYayın No.12, 1996
10) Sosyal Sigortalar Kurumu, Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü, Tahsisler Daire Başkanlığı’nın, 22/06/2004 tarih, “Sendika Başkanı ve Belediye Başkanlarının Sigortalılığı” konulu genelgesi
11) Sosyal Sigortalar Kurumu, 16 numaralı genelge
12) İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 2005/36 no’lu ve “5272 sayılı ve 5216 sayılı kanunların uygulanması” konulu ve Bakan adına Müsteşar Şahabettin Harput imzalı genelge
13) 5272 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 6. fıkrası
14) Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’nden, Sigorta Pirimleri Takip ve Tahsilatı Genel Tebliği (Seri No: 6) Resmi Gazete Tarihi: 2/71994;
15) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2003/9595; K. 2003/10751 kararı;
16) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2004/6010; K. 2004/9621 kararı
17) Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporunun, ilgili bölümü
18) Hacı Bayram Kılıç’ın SSK hizmet dökümü
19) Cengiz Tayfun’un SSK hizmet dökümü
20) Ahmet Çabuk’un SSK hizmet dökümü
21) Emekli SSK Başmüfettişi Tahsin Sınav’ın bahse konu yazısı
22) SSK Başkanlığı Sigorta Teftiş Kurulu 1. no’lu grup başkanlığı’nda sigorta
başmüfettişi ve 2004’den itibaren Grup Başkanı Ali Tezel’in (Ziya Perver) 10/04/2004 tarihli Zaman gazetesindeki bahse konu yazısı
23) 9/8/2006 tarihli sayımız
24) Şikayetçinin ek olarak sunduğu mahkeme kararlarının dava dosyasının tamamı. Yargıtay 9. Dairesinin bozma karar ilamı eklidir

Yorum Yapın