Bu başlığı görünce pek çok kişinin yüzünü ekşittiğini görür gibiyim. Çok konuşalan, herkesin “biliyoruz” dediğini bir konu. Ama Türkiye’de her yıl 100.000 kişinin sigaraya bağlı hastalıklardan öldüğünü düşünürsek yine de bu konudaki bilincin yeterince oluşturulmadığı bir gerçek. Benimse bir hekim olarak görevim bu zararlı canavarı bıkmadan usanmadan bir kez daha bir kez daha insanlara anlatmak.

Gelişmiş ülkelerin kendileri bu illetten vazgeçerken, bizim gibi az gelişmiş ülkeliri nasıl tüketici hale getirdiklerini vurgulamak. Hiç bıkmayın. Benim görevim bu! Üstelik bu konu 3 sayı daha sürecek!!!
1492 yılında Chistopher Colombus ile birlikte Amerika kıtasına ayak basan gemiciler yeni dünya ile birlikte tütünü de tanıdılar. 20. yüzyıl ortalarında sigaranın zararları kesin olarak ortaya konuldu ve özellikle gelişmiş ülkelerde sigaraya karşı açılan ciddi kampanyalarla kullanımı azaltma gayretleri başladı. Aynı dönemlerde az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sigara kullanımı artmaya devam etti. 1960 yılına kadar ABD’de sigara içme oranı %70-75 arasında iken, bu tarihten sonra sigaraya karşı başlatılan kampanyalardan önce, akciğer kanseri ölüm nedenleri arasında birinci sırayı alırken, günümüzde akciğer kanserine bağlı ölüm oranları 7. sıraya düşmüştür. Türkiye’de sigara içme oranı hala %65’in üzerindedir ve kişi başına senede ortalama 60-65 paket sigara tüketilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verdiği rakamlara göre dünyada her on üç saniyede bir kişi hayatını kaybediyor ve bu rakama ölmeden önce yıllarca acı çeken insanlar dahil değil.

Sigara içerisinde 4000 civarı zararlı ve kimyasal madde barındıran Türkiye’de her yıl yaklaşık 100.000 insanımızın ölümüne yol açan bağımlılık yapan bir maddedir. Trafik kazalarında yılda ortalama 6 bin kişinin öldüğünü göz önüne alırsak sigara trafik kazalarının oluşturduğu kaybın yaklaşık 20 misli fazlasına yol açmaktadır. Dünyada her yıl 4 milyar insan sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacak.

Bazı insanların dost saydığı sigaranın içinde ne gibi maddeler var ki göz atalım: Polonyum-210 (kansorejen), Metanol (füze yakıtı), Toluen (tiner), Kadmiyum (akü metali), Bütan (tüp gaz), DDT (böcek öldürücü), Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehri), Aseton (oje sökücü), Naftalin (güve kovucu), Siyanür (gaz odaları zehri), Arsenik (fare zehri), Amonyak (tuvalet temizleyicisi), Karbon (ekzost Monoksit gazı), Nikotin. Sonuç olarak ciğerlerimize oluşan Katran (asfalt). Efkarlı çektiğimiz o tek dumanın bize ettikleri bunlar işte. Her gün bu maddeleri insan vücuduna defalarca almak sizce ne kadar sağlıklı olabilir? Bu konuya devam edeceğiz.

1993 yılında, Dünya Bankası sigaradan kaynaklanan hastalıkların maddi bedellerini, bu hastalıklar yüzünden oluşan iş kaybını, sigara tiryakilerinin kaybettiği iş gücünü, yangın kayıplarını ve sigaraya harcanan parayı hesaplayarak, tüm bunların dünya ekonomisine yılda net 200 milyar dolar kaybettirdiğini ortaya çıkardı. Ne yazık ki, bu kaybın yarısı gelişmekte olan ülkeleri kapsıyor. Başka bir açıdan bakarsak sigaranın neden olduğu bir damar tıkanıklığının neden olduğu by pass ameliyatında kullanılan aletlerin tümü dolar karşılığında yabancı ülkelerden gelmektedir. Buda zaten iyi gitmeyen ülke ekonomisine büyük bir yük getirmektedir. Aynı şekilde sigaranın yol açtığı tüm hastalıklarda kullanılan ilaçların tümü ya yabancı patentli olarak Türkiye’de üretiliyor yada yabancı ülkelerden geliyor. Demek ki kullanılan her ilaç için Türkiye’den para dışarı çıkıyor. Yabancı ülkeler önce bize zehri parayla satıyorlar zehirlenince de tedavisi için ilacını satıyorlar.

İnsan vücudunda, hiç bir bölüm yoktur ki; sigaradan bulunan kimyasal maddelerden etkilenmesin. Sigara bağımlılarına insan vücudunda kısa bir tur yapıp ve sigara içince vücudunuzun ne hale gelebileceğini göstermek istiyorum.

Baş ve Yüz

Bir sigara bağımlısı olarak, agız kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Bunların yanı sıra sigara bağımlılarına kronik baş ağrılarında rastlanır. Sigara beyin damarlarının daralmasına neden olur buda beyne giden oksijenin azalmasına sebep olur. Bu durum kişiyi felce götürür.
Akciğer ve Bronşlar

Soluk borunuzdan geçen duman göğsünüze iner. Sigara dumanındaki hidrojen siyanid, bronşlarınızın çeperini yakar ve kronik öksürük ortaya çıkar. Bronşlar zayıfladıkça, bu bölgede pek çok hastalık oluşur. Akciğer salgılarında azalma olur ve bu da kronik öksürüklere yol açar. Tüm kanser ölümlerinin %30’unun, akciğer kanserinden ölümlerin ise %90’ının nedeni sigaradır. Günde 1 paket sigara içen birinde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyen birine oranla 20 kat fazladır. Solunum sistemi hastalıklarından kronik bronşit ve amfizemin en önemli nedeni sigaradır. Kronik bronşitten ölüm oranı hiç sigara içmeyenlerde 100.000’de 3 iken, günde bir paketten fazla içenlerde 100.000’de 114’e çıkmaktadır. Sigara akciğerin doğal savunma sistemini de bozduğu için her türlü enfeksiyon riskini arttırmaktadır. (Zatürre, bronşit vb.)
KALP

Sigaranın kalbe verdiği zararlar tek kelimeyle yıkıcıdır. Nikotin kan basıncını yükseltir ve kanın daha çabuk pıhtılaşmasına sebep olur. Sigarada bulunan karbon monoksitin kandaki oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolestrol depolanır ve bu da kalp krizi riskini arttırır. Bunun yanı sıra, kan dolaşımı bozukluklarına bağlı olarak, felç, parmaklarda kangren ve iktidarsızlık, sigara içenlerde çok sıklıkla görülen hastalıklardır.

ORGANLAR

Sigaranın sindirim sistemine pek çok kötü etkisi bulunmaktadır. Sigara tüketimine bağlı olarak, midede asit salgılanması artar, mide yanmaları ve ülser başlar. Sigara bağımlılarında pankreas kanseri çok sıklıkla ortaya çıkar, büyük ölçüde ölümle sonuçlanır. Sigaranın ihtiva ettiği kanserojen maddeler, idrarla dışarı atılır. Ancak bu maddelerin vücuttaki varlığı mesane kanserine yol açar. Sigara yüzünden oluşan yüksek kan basıncı ise böbreklere büyük zarar verir. Sigara içenlerde seks hormonlarının azaldığı ve buna bağlı olarak kısırlık ve iktidarsızlığın arttığı saptanmıştır.

SİGARA VE HAMİLELİK

Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir!

Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok sigara içerseniz (bir paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha düşük olacaktır. Daha da kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi izin çok gerekli olan oksijeni yok edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sonuç olarak; sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalara göre, sigara tiryakisi erkeklerin %40’ı henüz emeklilik yaşına gelemeden hayatlarını kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18’dir. Sigara kullanan kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların sigara içmesi sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır.

Sigaranın dumanı, pasif içiciler için de en az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da endişe vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerden daha fazladır. Lütfen, çocuklarımızın yanında sigara içmeyin. Onları kendi ellerimizle zehirlemeyelim.

Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız anda vücut kendi kendini tamir etmeye başlar. On yıl içinde vücut hiç sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini tamir etmesi için pek fazla vakti olmayacaktır. Ne yazık ki, bu hastalıklar çoğunlukla öldürücüdür!

Tüm uğraşlara rağmen sigarayı bırakamıyorsanız profesyonel yardım için bir doktora başvurmanızı tavsiye ederim.

7 Yorum

  1. Trevor demişki,

    sloping@abell.trees” rel=”nofollow”>.…

    ñïñ!!…

    Yazan 17 Kasım 14 Saat 4:48 am

  2. nelson demişki,

    parishioners@pierre.fret” rel=”nofollow”>.…

    hello!!…

    Yazan 22 Kasım 14 Saat 11:14 am

  3. Lance demişki,

    coherence@dodged.crooning” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó!…

    Yazan 28 Kasım 14 Saat 5:13 pm

  4. roberto demişki,

    sinking@proudest.nagle” rel=”nofollow”>.…

    tnx!!…

    Yazan 30 Kasım 14 Saat 4:15 pm

  5. Marc demişki,

    rickshaw@complection.fervently” rel=”nofollow”>.…

    thank you….

    Yazan 01 Aralık 14 Saat 1:30 pm

  6. ben demişki,

    panaceas@palaces.dejection” rel=”nofollow”>.…

    tnx!…

    Yazan 17 Ocak 15 Saat 7:39 am

  7. cody demişki,

    hannah@stella.deerskins” rel=”nofollow”>.…

    thank you!!…

    Yazan 05 Şubat 15 Saat 12:16 am

Yorum Yapın