Okumak, insan olmaktır. Okumak, insana özgü kaliteyi bulmaktır. Okumak, kimi zaman bilmek, anlamak, öğrenmek; kimi zaman da yazarla birlikte zirveye yerleşmektir. Doğru karar veren, sağlıklı, pozitif insanların yetişmesinde okuma birinci etkendir. Okumak, insan olmaktır. Okumak, insana özgü kaliteyi bulmaktır. Okumak, kimi zaman bilmek, anlamak, öğrenmek; kimi zaman da yazarla birlikte zirveye yerleşmektir. Doğru karar veren, sağlıklı, pozitif insanların yetişmesinde okuma birinci etkendir.

Atatürk’ün geometri kitabı yazdığını, zaviye(açı), müselles(üçgen) gibi birçok kavramı Türkçeleştirdiğini biliyor muydunuz? Bir kitabın yazımının yıllar sürdüğünü biliyor muydunuz? Bu sorularda herkes kendini bulmalıdır. Okuma, beş bin yıllık geçmişe dayanmaktadır. Tarih, okumanın keşfi ile başlar. Elle yazılan kitaplar Avrupa’da 15.yy’da yerini matbaaya bırakırken, bizde 300 yıl sonra gerçekleştirmiştir.

Tutuculuğun gecikme faizi geleceğimizden ödenmiştir. Dil, konuşma, yazma işaretleme biçimleridir. İletişimin en ileri aşaması insan dilidir. Bilgi güçtür. Paylaşımda en büyük payı alabilmenin gücüdür. Okumayanların yazgısı yenilgi, okuyanlarınki yengidir. Ulusal ve evrensel değerler ancak okumakla kalıcı hale gelebilir. İnsanın okumakla elde edeceği kazanımın üstünde hiçbir kazanım yoktur. Çağdaş değerlere sahip olabilmenin belirleyicisi insandır. Kuşkusuz insanın bilgilerini bilimsel anlamda uygulaması da gerek koşuldur. İnsan, bilgilerinin çoğunu okuma yoluyla elde eder. Ancak insanın bilgilerinin hızla eskidiği de bir gerçektir. Bilginin hamalı olmak yerine, bilginin efendisi olunmalıdır. Günümüzde yalnız güncel konulardaki yayınlar yüz milyon sayfanın üstündedir. Kısacası bir yılda yayınlanananların tümünü günde sekiz saat okuyarak ancak bin beşyüz yılda bitirebiliriz. Ömrümüz yeterse (!)

Atatürk’ün okuduğu kitap sayısının 3060 olduğunu düşünürsek, Atatürk’ün dahi olduğu kanıtlanır. Atatürk’ün savaşa ara verilen zamanlarda bile okumayı sürdürdüğünü, okuduğu kitapları akşam sofralarında bilim adamları ve yazarlarla tartıştığını belirtmek gerekir diye düşünüyorum. Ünlü yazar ve düşünürlerden Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu, Yahya Kemal’i diplomat olarak görevlendirmesi anlamlıdır. Atatürk’ün yakın çevresini yazar ve bilim adamları oluşturmuştur. Bilginin üretimi kadar tüketimi de önemlidir. Toplumsal gelişmişlik, bilginin toplum tarafından tüketilmesi ile doğru orantılıdır. En çok okuyan ulusların gelişmiş ülkeler olduğu bilinmektedir. Gelişmiş bir ülkede üretilen kitap sayısı bizdekinin on katıdır. Avrupa’da 10-15 milyon gazete basılırken bizde 3 milyon civarındadır. Ülkemizde ayda yalnız bir kitap okuyanların %6 dolayında olması üzücüdür. Kitap okumama nedenleri arasında fiyatı, eğitim sistemimiz, televizyon… gösterilse de en önemlisi okuyana değer verilememesidir.

Okumazsak döner döner kendimizi okuruz… Kitap gibi değilsek… Okuma alışkanlığının kazandırılması bir devlet sorunu olarak ele alınıp, aile, çevre, eğitim sistemi ile birlikte çözmeliyiz. Okuma toplumsal bir sorundur. Oku, oku, oku demek okumayı arttırmaz.

Anne babalara ve öğretmenlere büyük görev düşmektedir. Okumanın bir zevk hatta yaşam biçimi olması dileğimizdir. Ulusal eğitime destek kampanyasına katılıpokuma öğrenen bir vatandaşımız: “OKUMA BİLMEDİĞİM ZAMANLAR KİTAPLAR BANA BAKIYORDU. OKUMAYI ÖĞRENDİKTEN SONRA KİTAPLAR ŞAKIYORDU” deyişi çok anlamlıdır.

Bağdat caddesindeki bir bez afişte; “OKUMAK İBADETTİR, OKUMAMAK CUMHURİYETE İHANETTİR” yazısı da beni çok düşündürdü. Umarım okumak güzel düşüncelerimizi düş olmaktan çıkarır, yaşama geçirir.

NOT: Bu yazıyı yazarken okuma alışkanlığı sorununa bir bakış (www.kho.edu.tr) adlı bir yazıdan yararlandım. Bana bu yazıyı ileti olarak gönderen eğitimci Gülçin Karadeniz’e teşekkürler…

4 Yorum

  1. Stephen demişki,

    doors@roost.belowground” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó!…

    Yazan 22 Kasım 14 Saat 8:32 am

  2. franklin demişki,

    strays@absinthe.rhymes” rel=”nofollow”>.…

    good info!…

    Yazan 19 Aralık 14 Saat 2:11 pm

  3. Fred demişki,

    banquet@overlooks.boardinghouses” rel=”nofollow”>.…

    ñýíêñ çà èíôó!!…

    Yazan 17 Ocak 15 Saat 12:46 am

  4. Everett demişki,

    alexandria@cranston.follows” rel=”nofollow”>.…

    ñïñ!…

    Yazan 23 Ocak 15 Saat 10:05 pm

Yorum Yapın