Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı’na,

Savunmada Bulunan: Halil Özen
Dosya No : 2006/1652 Hz.

Tuzla Belediyesi tarafından, 18 Mart 2006 tarihli, 14 sayılı gazetemizde yayınlanan haberlerimize ilişkin olarak 12/04/2006 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuştur.

Başvuruda temel olarak; “Rezalet Diz Boyu” ve “Ne demek Cumhuriyet Çıkmazı” başlıklı haberlerimizin , olayları kasten çarpıtarak, gerçeğe tamamen aykırı, belediye kurumuna hakaret amacı taşıyan yayınlar olduğu iddia edilmiştir.

Oysa ki,
a- Haberlerimiz gerçeğe uygundur. Haberlerimizde görünür gerçek olduğu gibi aktarılmış, hayal ürünü olaylar üretilmemiştir.
b- Haberlerimiz “haber niteliği” taşımaktadır.
c- Haberlerimiz günceldir.
d- Haberlerimiz, verilişi yönünden ölçülülük taşımaktadır.

a- Haberlerimiz gerçeğe uygundur. Haberlerimizde görünür gerçek olduğu gibi aktarılmış, hayal ürünü olaylar üretilmemiştir.

Haberimizde özet olarak,
AKP’li Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’in sahibi olduğu 546 ve 3202 sayılı parsellerin arasından geçen resmi imar yolununun, 545 sayılı hazine parseline ötelenerek, parselin tamamının bütünlüğünü bozacak şekilde yeniden düzenlendiği, üstelik bu duruma hazinenin itiraz etmesine rağmen bu değişikliğin yapıldığı, bunun sonucunda Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’e fayda sağlandığı konusu işlenmiştir. Haberimiz tamamen gerçektir ve belgelerle desteklenmektedir.

Şöyle ki;
Eyüp Filiz ve kardeşine vekaleten Hüseyin Demircan imzalı dilekçeyle 21/06/2004 tarihinde Tuzla Belediyesine verilen plan tadilatı teklifi, 545 sayılı parselin sahibi olması dolayısıyla ve yönetmelik gereği hazinenin muvafakatı alınması gerekirken, bunlar yapılmadan 30/06/2004 tarihinde Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin ‘kamu zararı yoktur, vatandaşa sağlanan bir avantaj yoktur’ diyerek teklifi savunduğu Belediye Meclisi’ndeki toplantıda, oy çokluğu ile geçmiştir.

(Ek 1: 30/06/2004 tarihli Belediye Meclis Gündemi tutanağı, Ek 2: 30/06/2004 tarihli Belediye Meclis tutanağı)

Nitekim, 15/09/2004 tarihinde yönetmelik gereği Hazineden görüş istenmiş; Hazine, Belediye Başkanı ve Belediye Meclisi ile aynı görüşte olmadığını 20/09/2004 tarih ve 049638 sayılı yazıyla, “….halen imar planında konut alanına bulunan Hazineye ait 545 parselin konut alanından çıkartılarak yol alanına ayrılması istenildiği anlaşıldığından parsel bütünlüğünün bozulacağı ve Hazine zararı meydana geleceğinden plan değişikliği teklifine idaremizce muvafakat verilmesi mümkün bulunmamaktadır.”diyerek karara karşı olduğunu açıkça belirtmiştir.

(Ek 3: Milli Emlak’ın 20/09/2004 tarih ve 049638 sayılı görüş yazısı)

04/07/2005 tarihinde, yani Hazinenin olumsuz görüşünden yaklaşık bir yıl sonra, Eyüp Filiz’e vekaleten Hüseyin Demircan’ın verdiği plan tadilatı teklifi, içerik ve talep edilenlerde hiç bir değişikliğe uğramadan, , bu kez İmar Müdürlüğü’nün imzası ve 29/06/2005 tarih ve 1567 sayılı Başkanlık Teklifi olarak yeniden Tuzla Belediye Meclisi’nin resmi gündemine girmiş, teklif İmar Komisyonuna havale edilmiştir.
(Ek 4: 546 ve 3202 parsellere ilişkin verilen Başkanlık Teklifi Ek 4/a: İlgili Belediye Meclis Toplantısı gündem tutanağı)

Ancak, 05/09/2005 tarihinde, toplanan İmar Komisyonu, 108 sayılı kararıyla teklifi “546 ve 3202 parseller hakkında Milli Emlak Müdürlüğü’nden kurum görüşü alınmak üzere Başkanlık teklifinin müdürlüğüne iadesini oy birliği ile uygun görmüştür” diyerek İmar Müdürlüğü’ne iade etmiştir. (Ek 5: İmar Komisyonu raporu)
Tüm bunlardan sonra ve tüm bunlara rağmen plan tadilatı teklifi, büyükşehirden onaylanmış, 21/10/2005 – 21/11/2005 tarihleri arasında askıya çıkartılmış,
(Ek 6: İlgili askı zabıt belgesi)

hazine bu süre içinde 21/11/2005 tarihli yazıyla değişikliğe “…Yapılan bu değişiklik ile parselin tamamının kullanımının engellenmesi ve Hazine kaybına sebep olması, ayrıca bahse konu parsele ilişkin plan değişikliği teklifine dair kurum görüşünde (20/09/2004 tarih ve 46638 sayılı yazı) muvafakat verilmemesi” nedeniyle plana yine itiraz etmiş ancak;

İmar Komisyonu, itirazı 02/01/2006 tarihinde, fiiliyatta oluşan yolun tüm alt yapı çalışmalarının tamamlanmış olduğu gerekçesiyle ve oy çokluğu ile reddetmiştir.
(Ek 7: İmar Komisyonunun ilgili raporu)

Karar oy çokluğu ile alınmıştır çünkü bazı belediye meclis üyeleri hazine ile aynı endişeleri paylaştıkları için karara şerh koymuşlardır. (Ek 8: Bazı Belediye Meclis Üyelerinin şerh kararı)

Yukarıda ayrıntılarıyla anlattığımız ve ekteki belgelerle desteklediğimiz haberimiz tamamen gerçektir. Olayların aktarılmasında görünür gerçek olduğu gibi verilmiş, hayal ürünü olaylar üretilmemiştir.

b-Haber, “haber niteliği” taşımaktadır.
Bahse konu şahıs, şu anda Tuzla Belediyesi’ni yöneten iktidar partisine mensup AKP’li Belediye Meclis Üyesi’dir. Plan değişikliğiyle sonuçlanan süreç, bu şahsın talebi üzerine başlamıştır. İmar planındaki değişikliğin hem şahsa özel olması hem de bu şahsın, kararı veren kurumun ve o kurumda çoğunluğa sahip bir partinin Meclis üyesi olması, uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçtan Milli Emlak’ın yani kamunun doğrudan zarar görmesi, olaya “haber niteliği” kazandırmaktadır.

Yapılan plan değişikliği ile, siyasi güce sahip bir belediye meclis üyesine, sahibi bulunduğu parsellerin tevhidi için, -muhatap kurum olan Milli Emlak’ın defalarca itirazına rağmen-fayda sağlanması, kamunun zarara uğratılması ve tüm bunların, planda tadilat isteyen şahsın mensubu olduğu partinin diğer belediye meclis üyelerinin ve belediye başkanının koşulsuz desteği ile gerçekleştirilmiş olması her gazeteci için haberdir.

Haberimiz kamuyu ilgilendirir. Çünkü kamu, oylarıyla seçtiği ve kendi haklarını korumak için belediye meclisine gönderdiği bir temsilcinin; resmi itirazlara rağmen hazineyi yani kamuyu zarara uğratmak pahasına kendine fayda sağlamasıyla ilgilidir. Bunu bilmek kamunun en doğal hakkıdır.

c-Haber günceldir. Eyüp Filiz’e ait iki parselin arasından geçen resmi imar yolunun, plan değişikliği ile ötelenerek hazinenin ve dolayısıyla kamunun zarara uğratılması süreci, Hüseyin Demircan’ın Eyüp Filiz ve kardeşine vekaleten Tuzla Belediyesi’ne konuya ilişkin verdiği 21/06/2004 tarihli, 150 sayılı dilekçesiyle başlamıştır.

Ancak plan değişikliğinin nihai kararı için bu yeterli değildir. Bu yüzden, süreç şöyle işlemiştir,

- 30/06/2004’de Tuzla Belediyesi’nden çıkan plan tadilatı kararı Büyükşehir’e gönderilmiş ve 545 sayılı parselin sahibi olarak Milli Emlak’tan görüş istenmiş,
- 20/09/2004 tarihinde Milli Emlak karara muvafakat verilmesinin mümkün olmadığını bildiren yazıyı göndermiş,
- Konu, 04/07/2005 tarihinde bu kez “Başkanlık Teklifi” olarak yine Belediye Meclis gündemine gelmiş,
- Aynı tarihli toplantıda, teklif “hazinenin görüşü alınmak üzere” müdürlüğe iade edilmiş,
- 04/10/2005’de karar, hazinenin tüm itirazlarına rağmen Büyükşehir’de onaylanmış,
- 21/10/2005 tarihinde askıya çıkarılmış,
- 21/11/2005 tarihinde askıdan inmiştir.
- 21/11/2005 tarihli yazıyla Hazine bir kez daha itiraz etmiş,
- Tuzla Belediyesi İmar Komisyonu 19/12/2005 tarihinde oy çokluğu ile itirazı reddetmiş,
- Konu en son, 02/01/2006 tarihli Tuzla Belediye Meclisi’nin resmi gündemine alınmış ve komisyonun hazinenin itirazının reddedilmesi kararı, Belediye Meclsinde onaylanmıştır.
(Ek 9: Tuzla Belediye Meclisinin ilgili tarihli gündem tutanağı)

Bu aşamalardan sonra konunun haber olarak bize intikali, araştırmalarımızı yapıp, belgelere ulaşmamız sonucunda haberimizi 18 Mart 2006 tarihli sayımızda yayınladık. Dolayısıyla plan değişikliği teklifi, 02/01/2006 tarinde bile hala görüşülen bir konudur.

d-Haberimiz verilişi yönünden ölçülülük taşımaktadır.

Haberimizi verirken kullandığımız “toplantıdan sonra belediye başkanı herkesi Filizler Köftecisi’ne yemeğe davet etti’ cümlesi, ekte sunduğumuz Belediye Meclis Tutanaklarıyla sabittir. (Ek 10: İlgiliBelediye Meclis Tutanağı)

Eyüp Filiz’e ait parsellerin arasından geçen resmi imar yolunun, mülkiyeti hazineye ait 545 sayılı parselin bütünlüğünü bozup, onu konut alanından çıkararak yola çeviren plan tadilatının görüşüldüğü, Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin ‘kamu zarar görmemektedir’, ‘vatandaşa sağlanan bir ayrıcalık yoktur’ dediği toplantıda, meclisi yöneten kişinin, “Sayın Belediye Başkanının bir daveti var. Oturumu kapattıktan sonra bizleri yemeğe davet ediyor. Filizler Köftecisi’nde bir ikramı var. Teşekkür ediyoruz kendilerine…” demesi, Filizler Köftecisi adlı işletmenin, plan tadilatını isteyen Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’e ait olması haberimizin bütünlüğü açısından kullanılmıştır. Burada bizim yaptığımız bir ölçüsüzlük yoktur. Ölçüsüzlük tamamen olayın bizatihi kendisinden kaynaklanmaktadır. Bunun da sorumlusu gazetemiz değildir.

Ayrıca, şikayetçinin hakaret olduğunu iddia ettiği “Eyüp Filiz parsellerini tevhid edecek diye hazinenin arazisini gasbediyor” cümlesindeki ‘Gasbetmek’ sözcüğü, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne göre, ‘ bir şeyi zorla izinsiz almak’ anlamına gelmektedir. Bu plan taditatı sonucunda, hazineye ait 545 sayılı parsel, kurumun rızası dışında, izinsiz ve zorla alınarak, yol alanınına çevrilmiştir. Hazine her seferinde bu uygulamaya onay vermediğini yazılı resmi belgelerle bildirmiş, itirazlarını yapmış, buna rağmen uygulamada ısrar edilmiştir. Sonuç olarak hazinenin parseli ‘zorla, rızası ve izni olmadan’ alınmıştır. Haberimizde kullanılan bu ifadeler şikayetçiye hakaret amacı taşımamaktadır, tamamen olayın kendisini anlatmaya yöneliktir.

Haberimizin başlığında geçen, “Rezillik diz boyu” cümlesindeki “rezalet” sözcüğü ise, yeni Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne göre, “toplumun duygularını inciten durum veya olay” şeklinde açıklanmaktır.
Haberimizde bahsi geçen olay, çok açıktır ki, toplumun duygularını incitmiştir. Çünkü kamu yararı aranmaksızın kişiye özel uygulama yapılarak –ki, bu kişi bir Belediye Meclis Üyesidir ve belediyede çoğunluğu elinde tutan bir partiye mensuptur-, hazinenin resmi imar planında konut alınında kalan parselini, kurumun defalarca yaptığı itirazlara rağmen yola çevirmiş; adı geçen Belediye Meclis Üyesinin sahibi olduğu parsellerin tevhidi bu şekilde sağlanmıştır. Dolayısıyla, yapılan uygulama neticesinde toplumun duyguları incinmiş, vatandaşların eşitliği ilkesi tartışmaya açılmıştır.

Özet olarak; 1- Uygulama, kamu yararı gözetilerek değil, kişiye özel yapılmıştır. Hakkımızdaki iddalarda, şikayetçi “Plan değişikliği 31/08/2000 tasdik tarihli, 1/1000 ölçekli Tuzla Uygulama İmar Planındaki imar yolu, şu an mevcut ve hali hazır kullanımda olan uygun hale getirilmiştir. Plan değişikliği yapılmadan önce de hazine mülkiyetindeki 545 sayılı parselden geçen imar yolu, plan değişikliği ile yine hazine ve şahıs mülkiyetindeki 546 sayılı parselden geçirilmiştir.”diyerek, imar planındaki değişikliğin, kendiliğinden ve sadece imar yolunun mevcut fiiliyatta kullanılan yola uygun hale getirmek amacıyla, sanki bu uygulamada kamu yararı varmış gibi olayı geçiştirmektedir.

Aslında durum böyle değildir. Süreç, AKP’li Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz ve kardeşinin konuyla ilgili resmi talepleri üzerine başlatılmıştır.

- Belediye Başkanı Mehmet Demirci’nin başkanlık yaptığı 30/06/2004 Çarşamba günlü Belediye Meclis toplantısında plan değişikliği için, “…Aynı genişlikte yolun ötelenerek parselin diğer kenarına alınmak suretiyle kalan kısımların birleştirilmesine fırsat tanıması bakımından talep edilmiş olan bir teklif…” (Tutanak, Sayfa 9/32) diye olayı özetlemesi,
(Ek 11: İlgili Meclis Tutanağı)

- Belediye Meclisi’nin 05/09/2005 tarihli toplantısında, İmar Komisyonu Başkanı Atanur Aydoğan’a yöneltilen “bu teklif belediyemizin teklifi miydi? Yoksa özel şahsiyet mi?” sorusuna İmar Komisyonu Başkanının “şahsi teklifti Başkanım”
(Tutanak, Sayfa 12/21) diye cevap vermesi, (Ek 12: İlgili Meclis Tutanağı)

Sürecin, suç duyurusunda iddia edildiği gibi belediyenin ihtiyaçları gözeterek yaptığı bir yol düzenlemesi için değil; AKP’li Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz ve kardeşinin talepleri doğrultusunda başladığını ve şahsa özgü bir düzenleme olduğunu kanıtlamaktadır.

2- Tuzla Belediyesi suç duyurusunda konuyla ilgili olarak, “sadece imar yolu, mevcut fiiliyata uygun hale getirilmiştir.”demektedir.

Ancak, takdir edersiniz ki, bir şeyin fiiliyatta uygulanması onun kanunlara ve kuralla uygun olduğunu kanıtlamaz. Öyle olsaydı, hazine arazilerine ev yapıp “fiili olarak” orada yaşayanların konutlarının yasal olması gerekirdi. Ya da, özel mülkiyete ait parsellerde, vatandaş tarafından örneğin sadece kestirme olduğu için kullanılan her yolun planlaşması gerekirdi. Bu durumda zaten plan yapmaya, kural koymaya gerek kalmaz, “fiiliyat”ın kendisi kural olurdu…
Uygulama sonucunda, bir imar planı sadece kişiye özel olarak değiştirilmiş ve neticede talepte bulunan Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’in yararına ama kamunun yani hazinenin ve diğer parsellerin zararına bir uygulama gerçekleştirilmiştir.

Sonuç olarak;

- Yukarıda ayrıntılarıyla anlattığımız ve belgelerini eklerde sunduğumuz gibi, haberimiz tamamen gerçektir. Haberimizde hiç bir çarpıtma, yalan, kasıt, önyargı, saldırı… yoktur.
- Haberimiz günceldir.
- Haberimiz kamunun ilgi alanındadır. Çünkü uygulama sonucunda hazinenin, yani devletin, yani kamunun malı zarar görmektedir. Bunu daha iyi açıklayabilmek için belki şu soruyu sormak yerinde olacaktır:

Eğer 545 sayılı parsel, hazineye değil de, bir başka şahsa örneğin Tuzla Belediye Başkanı Sayın Mehmet Demirci’ye ait olsa, kendisi –sadece bir başka şahıs bu durumdan yarar sağlayacak diye- sahibi olduğu parselin imar planı tadilatıyla konut alanından çıkarılıp, yol haline getirilmesine bu kadar kolay izin verir miydi?

Kamu, oylarıyla seçip, kendi haklarını korumak için belediye meclisine gönderdiği temsilcilerinin, ‘seçilmişlikten’ kaynaklanan gücünü nasıl kullandığını ve vergileriyle sahip olunan kamu mallarının başına neler geldiğini bilmek hakkına sahiptir. Dolayısıyla haber, iddiaların aksine kamunun ilgi alanındadır ve kamunun doğrudan zararına bir uygulamayı içermektedir. (Ek 13: Yolun resmi imar planındaki durumunu gösterir harita, Ek 14: Yolun resmi imar planı tadil edildikten sonraki halini gösterir harita Ek 15: Uygulama yapıan parsellerin durumunu daha açık gösterir kroki.)

- Uygulamada hiçbir şekilde kamu yararı yoktur. Aksine kişisel düzenleme olması sebebiyle uygulama sonucunda elde edilen yarar da kişiseldir ve bu yarar Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’le sınırlıdır. Uygulamada, plan değişikliğini isteyen kişinin siyasal gücü etkindir. Zaten plan tadilatı talebi belediyenin kamu yararını gözeterek, kendiliğinden yaptığı bir uygulama değil, Eyüp Filiz ve kardeşine vekaleten Hüseyin Demircan imzalı teklifle başlayan bir sürecin sonunda tamamlanmıştır.

Tüm bunlardan sonra, olayın kasten çarpıtılmadığı, gerçeklere aykırı haber yapılmadığı, Tuzla Belediyesi kurumunun saygınlığı hedef alınarak yapılmadığı açıktır.

Çağdaş Tuzla gazetesi olarak yaptığımız, AKP’li Belediye Meclis Üyesi Eyüp Filiz’in siyasi gücünü kullanarak, Tuzla Belediyesinin de Eyüp Filiz’in bu gücünü kullanmasına izin vererek, kişiye özel düzenleme yapıldığı, bu düzenleme sırasında hazinenin yani kamunun zarara uğratıldığını kamuoyuna duyurmaktır. Olay belgelerle açıktır. Haber gerçektir. Hakaret amacı yoktur.

Suç duyurusunda bahse konu olan “sair haberlerimiz” de kasıtlı değil, sadece belgelere dayanan, toplumsal yararı amaçlayan gerçek haberlerdir. Gerçek haberlerden dolayı Tuzla Belediyesinin rencide olmasının sorumluluğu bize ait değildir.

Hakkımızdaki bir diğer suçlamada ise, İçmeler Mahallesi’ndeki bir sokağa verilen Cumhuriyet Çıkmazı isminin gerçeğe aykırı olarak Tuzla Beledeyesi tarafından verildiğini yazdığımız iddia edilmektedir.

Oysa ki,
a- Gazetemizin ilgili nüshasındaki arka üst manşet ve haberin devamı olan üçüncü sayfadaki bölümü dikkatlice okunduğunda, haberimizde bu isimlerin belediye tarafından verildiğine dair ne bir ima, ne bir iddia bulunmaktadır
(Ek 16: 18/03/2006 tarihli gazetemizde konuyla ilgili yaptığımız haber)

b- Haberimizin içeriği tamamen, Tuzla, İçmeler Mahallesi’nde bu isimde bir sokak olduğu, bunun bizzat belediye tarafından bastırılan faaliyet raporundaki mahalle haritasında açıkça görüldüğü ayrıca sokaktan başka bir de ‘Cumhuriyet Çıkmazı Parkı’ bulunduğu, bunun da yine aynı faaliyet raporunda, park bahçeler bölümünde yer aldığı, durumun düzeltilmesi için yetkilerden sorumluluların saptanarak, gereğinin yapılmasını istememizden ibarettir.

Nitekim, 18 Mart 2006 tarihli gazetemizde haberimizin gazetemizde yayınlanmasıyla, konunun ulusal basında (Hürriyet, Yalçın Bayer, Milliyet Melih Aşık) yankı bulmasından sonra harekete geçen Tuzla Belediyesi, bunun bir ayıp olduğunu farketmiş olmalı ki, 30/ 03/ 2006 tarihli Belediye Meclis Toplantısında dağıtttığı son faaliyet raporunda adı geçen sokak “Cumhuriyet Sokağı”, park ise“Cumhuriyet Parkı” olarak değişmiştir. Üstelik isim değişikliği ile ilgili hiç bir resmi karar alınmadan, meclisin haberi bile yokken gerçekleştirilmiştir.
(Ek 17:Tuzla Belediyesi 2005 Yılı Faaliyet Raporu
)

Oysa ki, aynı tarihli meclis toplantısında, CHP, MHP ve Anavatan Partilerine mensup belediye meclis üyelerinin ‘Cumhuriyet Çıkmazı Sokağı ve Cumhuriyet Çıkmazı Parkı’ konusuyla ilgili verdikleri yazılı ve sözlü soru önergeleri üzerine, bu isimlerin değişmesi için konu İsimlendirme Komisyonuna havale edilmiş ve 06.04.2006 tarihli komisyon, 07.04.2006 tarihli meclis kararlarıyla Cumhuriyet Çıkmazı Sokağı’nın adı Barış Sokağı, Cumhuriyet Çıkmazı Parkı’nın adı ise, 23 Nisan Parkı olmuştur.
(Ek 18: Gazetemizin 13 Nisan 2003 tarihli, 15 sayılı nüshasındaki “Tuzla başardı” başlıklı haberi)

Böylece adı geçen sokaklar yayınımızdan sonra, ilk önce alalacele, resmi hiç bir karar alınmadan Cumhuriyet Sokağı ve Cumhuriyet Parkı olmuş, ardından İsimlendirme Komisyonunun önerisinin Belediye Meclisinde oy birliği ile kabuluyle Barış Sokak ve 23 Nisan Parkı olmuştur.
Tüm bu gelişmeler gazetemizin yayınlandığı 18 Mart’la 7 Nisan tarihleri arasındaki 20 gün içinde gerçekleşmiştir.

Ayrıca Cumhuriyet Çıkmazı Parkı’nın adının bu belediye tarafından verildiği kesindir. Çünkü1996-97 faaliyet raporununun 177. sayfasında, dönemin belediye başkanı İdris Güllüce (ki o dönemde şimdiki Belediye Başkanı Mehmet Demirci, imardan sorumlu başkan yardımcısıdır)tarafından “İçmeler Mahallesi, Cumhuriyet Çıkmazı Parkı’nın projesi hazırlandı” diyerek bu isimde bir parkın projelendiğini; 1997-98 yıllarına ait Tuzla Belediyesi Faaliyet Raporunun 195. sayfasında “İçmeler Mahallesi Cumhuriyet Çıkmazı Parkı tamamlanarak hizmete açıldığı” denilmiş ve bu isimde bir parkın kendileri tarafından açıldığı ilan edilmiştir. Ve bu isimler o yıldan bu yana yayınlanan 8 ayrı faaliyet raporunda bu şekilde yer almıştır. (Ek 19: 1997’den 2005’e kadar olan Tuzla Belediyesi faaliyet raporları)

Ayrıca bilgi edinme hakkı çerçevesinde Tuzla Belediyesi’ne yaptığımız resmi elektronik başvuruda, bu isimlerin bu parka ve sokağa ne zaman ve kimler tarafından verildiği sorulmuştur. Alınan cevabi yazıda, ‘İçmeler Mahallesinde böyle bir park bulunmamaktadır’ denilmekte ve ‘parkın ismi olmadığından, bulunduğu mevkiyle anıldığını’ söylemektedir. Örnek olarak da ‘G-16 Sokak Parkı, G-55 Sokak Parkı, Bahçeler Sokak Parkı’ verilmiştir.
(Ek 20: Tuzla Belediyesi Park Bahçeler Müd. Gelen cevap yazısı)

Ancak adı geçen parkın adı “Cumhuriyet Çıkmazı Sokak Parkı” değil, doğrudan “Cumhuriyet Çıkmazı Parkı” dır. Bu park yıllardır bu isimle anılmış, resmi raporlarda ve haritalarda bu isimle yer almıştır. Ayrıca 1997’den beri bu parkın tüm resmi kayıtlarda bu isimle anılması, iddia edildiği gibi buraya bir isim aranmadığını düşünmemize sebep olmaktadır.

Tüm bunlardan sonra Belediye Başkanı Mehmet Demirci, bir açıklama yapmış ve bu sokağın adına 1989 paftalarında rastlandığını, dolayısıyla konunun kendi dönemleriyle ilgisi olmadığını söylemiştir.Oysa ki, Tuzla Tapu Kadostra’dan aldığımız 1996 ve 2000 yıllarına ait İstanbul Büyükşehir onaylı, Harita Müdürü Mustafa Taştan, Genel Sekreter yardımcısı Basri Mete imzalı hava fotoğraflarında bu sokak açıkça Çam Sokak olarak görülmektedir. 1996 ve 2000 yıllarına ait iki ayrı haritada adı geçen yer “Çam Sokak” olarak göründüğüne göre, burası 1989’dan beri nasıl ‘Cumhuriyet Çıkmazı Sokağı’ olabilir?
(Ek 21: 1996 ve 2000 yıllarına ait Tapu Kadostrodan alınan hava fotoğrafları)

Şikayetçi iddiasında, bizim gazete olarak ‘Şüpheli, gerçeğe aykırı haberini Cumhuriyet mefhumu ile biraraya getirerek, efkar-ı umumiyeyi kaygı ve şüpheye sevketmeyi ve müvekkilin itibarını zedelemeyi hedeflemiştir.’ demektedir. Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak hiç kimsenin ve hiç bir kurumun itibarını hedef alarak yayın yapmadık.

İddia edildiği gibi, “gerçeğe aykırı haberimizi Cumhuriyet mafhumu ile biraraya getirip, efkar-ı umumiyeyi –belediye aleyhine- kaygı ve şüpheye sevketmeyi ve kurumun itibarını zedelemeyi” hedeflemedik.
Ancak, Tuzla Belediyesi bu güne dek gerçekleştirdiği icraatların sonucu olarak, kamuoyunda bazı tereddütler uyanmasına sebep oluyorsa bunda bizim sorumluluğumuz yoktur. Biz gazete olarak sadece gerçekleri belgeli bir şekilde kamuoyuna iletiriz.
Efkar-ı umumiye, Cumhuriyet konusunda haberlerimizden dolayı değil, bizzat belediyenin ve Belediye Başkanının icraatlarından dolayı kaygı ve kuşku içindedir.

Örneklemek gerekirse,
a- 1997 yılında projelendirilen park Cumhuriyet Çıkmazı Parkı olarak isimlendirilmiş ve bütün resmi raporlarda tam 9 yıldır bu adla anılmıştır. (Şimdiki Belediye Başkanı o dönemin belediye başkan yardımcısıdır.)

b- Yine1997 yılında , 12/06/1997 tarihli, 1997/9 no’lu Sokak İsimleri Hakkındaki raporunda, şimdiki Belediye Başkanı Mehmet Demirci, dönemin İmardan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı iken, İmar Müdürlüğü’nün (yani kendisine bağlı olan müdürlüğün) 20/05/1997 tarih, 1997/127 sayılı teklifi ile Evliya Çelebi Mahallesi’ndeki sokaklara konulan isimlerden bazıları şöyledir;
Miraç Sokak
Cihat Sokak
Mücahit Sokak
Ümmet Sokak… vb.
(Ek 22: 12/06/1997 tarih ve 1997/9 no’lu karar
)
Bu sokaklar bu gün de bu isimlerle anılmakta olup, tüm haritalarda mevcuttur. Tüm Türkiye’deki milyonlarca sokak içinde bu sokak isimleri bir, bazen iki ilçede görülmektedir.

c- En son olarak da Tuzla Belediyesi tarafından bastırılan ve evlenen çiftlere ücretsiz olarak dağıtılan, “kadına dayak atılabilir, çocuklar 9 yaşında evlenebilir, erkekler dört taneye kadar eş alabilir, kadının şahitliği geçerli değildir, boşanma sadece erkeğe verilen bir haktır….” gibi düşünceleri içeren, medeni kanun yerine şer’i hükümleri savunan, Osmanlı’daki çok hukuklu sistemi öven “Delilleriyle Aile İlmihali” isimli , sunuş yazısında, “bu bilgiler ışığında hayatın inşaası için Rabb’imiz bize güç, azim… versin” denilen kitap, bizzat Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci tarafından kapak içinde “Mehmet Demirci, Tuzla Belediye Başkanı, İnş. Müh. Yön. Uz.” imzasıyla “GÜNLÜK YAŞAMIN GERÇEKLERİ AİLE REHBERİ” ibaresiyle hazırlanmış ve yıllar boyunca dağıtılmıştır. (Ek 23: Adı geçen kitabın, ön kapak, sunuş yazısı, Belediye Başkanı Mehmet Demirci imzalı bahse konu yazı, sunuş yazısı)

Tüm bunlardan sonra açıktır ki, Tuzla Belediyesi yöneticileri, yaptıkları uygulamalar ile kamuoyunda hassasiyet doğurup, eleştiri yapılmasına sebep olmuşlardır. Bizim tek yaptığımız, yerel bir gazete olarak bu uygulamalardan kamuoyunu haberdar etme, aydınlatma görevimizi yerine getirmektir. Bunlar yapılırken de, görünür gerçek olduğu gibi aktarılmış, hayali haberler üretilmemiştir.

Bizim buradaki sorumluluğumuz bu güne dek belediye tutanaklarında ve kararlarında kalmış, sessizce uygulanmış icraatları belgelerle ve gerçek haberlerle gün yüzüne çıkarmak, gazeteciliğin doğası gereği kamuoyunun dikkatine sunmaktır.
Bu uygulamaları gerçekleştiren Tuzla Belediyesi eleştirilere de katlanmak zorunda olduğunu bilmelidir.

Suç duyurusunda savlanan iddiaların hiç biri doğru değildir. Belgelere ve gerçek haberlere dayanan objektif habercilik yaptığımıza inanıyoruz.
Gereğinin yapılmasını, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.

Halil ÖZEN
Çağdaş Tuzla Gazetesi
Sahibi ve Yazıişleri Müdürü

EKLER: 1- 30/06/2006 tarihli Belediye Meclis Gündemi Tutanağı
2- 30/06/2006 tarihli Belediye Meclis Tutanağı
3- Milli Emlak’ın 20/09/2004 tarih ve 049638 sayılı görüş yazısı
4- 546 ve 3202 sayılı parsellere ilişkin verilen Başkanlık Teklifi
4/a- İlgili Belediye Meclis Tutanağı
5- İmar Komisyonu Raporu
6- İlgili askı zabıt belgesi
7- İmar Komisyonunun ilgili raporu
8- Bazı belediye meclis üyelerinin şerh kararı
9- Tuzla Belediye Meclis’inin ilgili tarihli Gündem Tutanağı
10- İlgili Belediye Meclis Tutanağı
11- İlgili Belediye Meclis Tutanağı
12- İlgili Belediye Meclis Tutanağı
13- Yolun resmi imar planındaki durumunu gösterir harita
14- Yolun resmi imar planı tadil edildikten sonraki durumunu gösterir harita
15- Uygulama yapılan parsellerin durumunu gösterir kroki
16- 18/03/2006 tarihli gazetemizde konuyla ilgili yaptığımız haber kupürü
17- Tuzla Belediyesi 2005 Yılı Faaliyet Raporu
18- Gazetemizin 13 Nisan 2003 tarihli, 15 sayılı nüshasındaki “Tuzla başardı” başlıklı haberi
19- 1997’den 2005’e kadar olan Tuzla Belediyesi faaliyet raporları
20- Tuzla Belediyesi Park Bahçeler Müd. Gelen cevap yazısı
21- 1996 ve 2000 yıllarına ait Tapu Kadostrodan alınan hava fotoğrafları
22- 12/06/1997 tarih ve 1997/9 no’lu karar
23- Adı geçen kitabın, ön kapak, sunuş yazısı, Belediye Başkanı Mehmet Demirci imzalı bahse konu yazı, sunuş yazısı

Yorum Yapın