At izinin it izine karıştırıldığı, değerlerin alt üst edildiği, kavramların içi boşaltılmış anlamsız sözcük yığınlarına çevrildiği bir dönemden geçiyoruz.

Küreselleşme, vahşi talanını rahatça yapabilmek için mıntıka temizliği yapıyor önce. “Değer dediğiniz görece birşey”, “herşey satılık”, “para güçtür, güç iktidar” cümlelerini etrafa saçıyor. Sonra onları “yerli işbirlikçileri” vasıtalarıyla topluma sindirmeye çalışıyor.

Ve bu kargaşada bir ”yükselen değer” hayat buluyor: “Sol sağ kalmadı”
Böylece, solu tasfiye etmenin yolu açılıyor. Küreselleşmenin çoğalttığı vahşi talanın önündeki tek engeli, paranın değil emeğin, talanın değil bölüşmenin, kul değil birey olmanın, hesap sormanın ve isyan etmenin tek yolu, tek aracı olan sol yok ediliyor. Sol, sağın yanında konumlandırılarak kirletilmeye, umut olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor.

Ve bu büyük planda, “yerli iş birlikçelere” verilen rol, hamasi nutuklar atıp milliyetçilik çığırtkanlığı yapamaktan öteye gitmiyor.

“Milli takımlar” sağdan devşirme kadrolarla kuruluyor. Anlık siyasi ikballeri için bu yükselen değere tutunan ve topluma bunu dayatanlarsa nesnel olarak “küreselleşmenin yerli işbirlikçileri” rolünü büyük başarıyla sergiliyor.

Sağdan devşirilen sözüm ona sol kadrolar doku tutmadığı, kan uyuşmadığı için “Frankeştaynlar” olarak aramızda dolaşıyor.

* * *

İlçemizde, şurada burada burnumuzun dibinde neler olup bittiğini okuyoruz gazete manşetlerinde. Tuzla’dan “solun iktidarını kurmak için” ve “umut” diye önümüze koydukları “sağcı mesih”lere bakın bir.

Benzin istasyonlarını kendine alıp yakınlarına dağıtan, sahte haritalarla orman arazisini imara açan, plan üzerinde asasını dokundurduğu yer bir anda milyonlarca dolar eden, yoksulu daha yoksul, varsılı daha varsıl hale getiren bir mesih.

Sosyal belediyecilik adına, milyon dolarlık arazileri yakınları adına düzenlerken, ayakkabı dağıttığı çocuklarla poz veren bir mesih. Yaptıkları yapacaklarının garantisi bir mesih bu.

Üstelik yaptıkları ortaya çıkınca utanmadan sıkılmadan, “Bana değil partiye saldırıyorlar” deyip, kendi kirlenmişliğini solla örtmeye çalışan bir mesih.

Yöneticilerin dediğine göre, “20 yıldır Tuzla’yı bu hale getirenlerden kurtaracak” bir mesih. Anlıyoruz ki, 20 yıldır Tuzla için bir mesih dilemek ve onu beklemekten başka bir şey yapmamış kendileri sol adına…

Sol sağ kalmadı anlayışının hem acı hem gülünç durumudur yaşadığımız.

Oysa ki, solun gerçek hedef kitlesi olan tersanelerde her gün ölüm korkusuyla yaşayan işçiler, imar uygulamalarıyla mülkleri elinden alınanlar, varillerle zehirlenenlerin özlediği, beklediği umut, sağdan devşirlmiş bir mesih değil, “ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen” deyip bunu hayatın içinde örgütleyen gerçek önderler ve kadrolar…

* * *

Ne demiştik yazımızın başında; Küreselleşme, vahşi talanını rahatça yapabilmek için mıntıka temziliği yapıyor önce.”Sol sağ kalmamıştır” cümlesini saçıyor etrafa. Sonra onları “yerli işbirlikçileri” vasıtalarıyla topluma sindirmeye çalışıyor.

Ancak “yerli işbirlikçiler” -bile- bilmelidir ki, sol da vardır, sağda. Sağın kirlenmişliğini solun değerleriyle açıklamaya çalışmak ezilen insanlara karşı yapılmış düpedüz hainliktir.

…ve tarihin amansız çöplüğü hainlerle doludur.

Halil Özen’in diğer yazıları…

6 Yorum

  1. ray demişki,

    subnormal@ignored.subcontinent” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðåí!!…

    Yazan 17 Aralık 14 Saat 8:32 pm

  2. Frederick demişki,

    looming@budgeted.bmews” rel=”nofollow”>.…

    ñïàñèáî çà èíôó!!…

    Yazan 21 Aralık 14 Saat 8:43 am

  3. mario demişki,

    explain@lodged.syndicates” rel=”nofollow”>.…

    thanks….

    Yazan 28 Ocak 15 Saat 3:38 pm

  4. Brent demişki,

    saxons@retainers.blends” rel=”nofollow”>.…

    good….

    Yazan 29 Ocak 15 Saat 9:35 pm

  5. Arturo demişki,

    spin@garcia.phrasings” rel=”nofollow”>.…

    ñïñ!!…

    Yazan 29 Ocak 15 Saat 10:08 pm

  6. Alberto demişki,

    barton@johansen.inaugurating” rel=”nofollow”>.…

    áëàãîäàðþ!!…

    Yazan 30 Ocak 15 Saat 8:50 am

Yorum Yapın