Tuzla Belediyesi’nin, halka ücretsiz olarak dağıtılmak üzere bastırttığı, Prof. Dr. Hamdi Döndüren imzalı, Erkam Yayınları’ndan çıkan, 2006 yılında basılmış, 640 sayfalık kitap; evli çiftlere şeriat düzeni tavsiye ediyor ve mutluluğun burada bulunacağını iddia ediyor.


“Delilleriyle Aile İlmihali” adlı kitap, Medeni Kanunu, Cumhuriyet yasalarını hiçe sayarak; evlenme, boşanma, miras gibi konuları şer’i hükümlere göre yorumluyor.Kitabın imzasız sunuş yazısı şöyle başlıyor: “….Türkiye gibi devrim geçirmiş ülkelerde hukuk da, siyaset de, eğitim de toplumu dönüştürmek için bir devrim aracı olarak kullanılır…… Türkiye böyle bir değerler alaborası yaşamıştır.”

Sözü edilen “devrimin” hangi devrim olduğunu okuyucunun takdirine bırakıyoruz…

Aynı sunuş yazısının son paragrafı ise şöyle bitiyor:

“ …müslümanı, hem bilgi hem de örnekleme noktasında “İslam Ailesi”ni yaşamak ve yaşatmak gibi cehd beklediğini ifade etmeliyiz. Bu kitap, bilgi boyutu için bulunmaz bir fırsattır. Bilgiden sonra hayatın inşaası gelir ki, onun için de Rabbimiz hepimize irade, aşk ve güç versin diye dua ediyoruz.”

Belediye ne yapmak istiyor?

Yukarıda yazdıklarımız kitaptan alınan sadece bir kaç örnek. En önemlisi kitabın her bölümüne şer’i hükümlerin medeni kanunla çeliştiği durumlarda -ki her maddede doğal olarak çelişiyor- İslam toplumunda gerçek müminlerin bu bilgiler ışığında yaşaması gerektiğini söylüyor. Medeni hukuk sisteminin yerine Osmanlı Devletinin ‘çok hukuklu’ sistemini öneriyor.

Günümüzde medeni kanunla düzenlenmiş olan, konuları “nişan, düğün, evlenme, nafaka ve boşanma gibi fiilleri bağlı olduğu dinde temelini bulur” diyerek şer’i hükümlere atıfta bulunuluyor.

Laik bir ülkede, bir belediye başkanı yurttaşlarına “şer’i hükümleri” nasıl önerebilir? 80 yıllık Cumhuriyet’e ‘değerler alaborası yaratmıştır’ deme cür’etini gösteren bir kitabı nasıl “Tuzla Belediyesi’nin hediyesidir’ diye dağıtabilir? Tuzlaların inancını sorgulamak belediyenin işi midir? Tuzla Belediyesi, mührünü nereye vurduğunun farkında mıdır?

Bu haberimizi okuyan Cumhuriyetimizin savcıları elbet gereğini yapacaktır. Bunun için , sorumlular hakkında Çağdaş Tuzla Gazetesi olarak suç duyurusunda bulunuyoruz.

İşte “İslam Ailesi” nin uyması gereken kurallar

Sayfa 155: Evlenme yaşı kızlarda 9, erkeklerde 12’dir.

“Evlenecek erkekle kadının tasarruf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Bu da 7 yaşına ulaşıp iyi ile kötüyü ayırt etme (temyiz) gücünü elde etmekle gerçekleşir.

Ergin sayılmada alt yaş sınırı kızlarda 9, erkeklerde 12’dir.

Sayfa 177: Bir erkek dört eş alabilir.

“İslama göre aralarında eşitliği sağlamak şartıyla erkeğin aynı zamanda dört kadınla evli bulunması İslam’a göre mümkündür.”

Sayfa 161: Şahitler müslüman ve erkek olmalı.

Evlenme şahidinde aranan nitelikler bölümünde: Şahitlerin iki erkek veya bir erkek iki kadın olması Şahitlerin müslümün olması gererikir. (Bu arada Sayın Başbakanımız’ın kızının nikah şahidinin dönmin İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi olduğunu hatırladık!)

Sayfa 74: Yabancılarla tokalaşmayın.

“İmanlı kadınlar ve erkekler musafaha (el sıkışmak, tokalaşmak) veya el öpmeyi yalnız mahrem hısımlarla sınırlı tutmayı şiar edinmelidir.”

Sayfa 587: Akraba evliliği caizdir.

“Akraba evliliği konusunda: Akraba evliliği öne sürüldüğü gibi önemli zararlar meydana getirecek nitelike olsyadı bunu İslam’ın yasaklaması gerekirdi.”

Sayfa 551: Doğum kontrolü yasak

“Evliliğin başta gelen gayelerinden birisi neslin sürdürülmesi olduğuna göre hastalık, yaygın ahlaksızlık ve şiddetli yoksulluk gibi özürler bulunmadıkça evli çiftler gebeliği önleyen yöntemlere başvurmamalıdır.”

Sayfa 544 : Evlatlık alıp, çocuğa kendi soyadını vermek caiz değildir.

“Hangi gayeyle olursa olsun, bir çocuğun gerçek anne babası dışında bir yabancı erkek veya kadın üzerine tescil edilmesi doğru değildir.’

Sayfa 585: Belediye memurunun kıydığı nikahlar bazen İslami bakımdan geçersizdir.

“….bütün resmi nikahların aynı zamanda dini nikah sayıldığını söylemek mümkün olmaz. Bu yüzden evleneceklerde İslam’ın belirlediği şartların bulunup bulunmadığını bir din adamının denetiminde tesbit edilmesi ve ayrıca İslami bir nikah uygulamasının devam etmesi gerekir.”

Sayfa 588: İslam toplumunda evlenme ve boşanma gibi konular kişilerin inanç değerleri dikkate alınarak düzenlenmeli.

“…İslam toplumunda evlenme ve boşanma konularının kişilerin inanç değerleri dikkate alınarak düzenlenlenmesi din ve vicdan özgürlüğünün bir gereğidir.”

Sayfa: 546 : İnsanın yaratılışı ve ihtiyaçları çok evliliği zorlar. İslam’ın bu konudaki çözümlerini dikkate almak gerekir.

“Bir İslam toplumunda kanunların o toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde hazırlanması asıldır…… Günümüzde ikinci evliliğin kötü görülmesi veya resmi olarak kabul edilmeyişinin yol açtığı sosyal yaralar ve bunların tedavi yolları tam olarak araştırılmış değildir. İnsanın yaratılışını vee ihtiyaçlarını dikkate alan İslam’ın her konuda olduğu gibi bu konudaki çözümlerinin iyi bir kritiğinin yapılması gerekir…”

Sayfa 151 : Çok hukuklu sistem gereklidir.

“Osmanlı Devleti …… ayrı dinlere mensup topluluklara, kendi inançlarına uygun bir şekilde evlenme, boşanma, nafaka, miras ve ticaret yapma serbetliği tanınmıştır. Osmanlı Devleti yalnız toplum düzeni, hakların korunması ve kurallara uymayanlara gerekli yaptırım gücünün kullanılması için merkezi gücü elinde toplamış, çeşitli ırk, din ve mezep sahiplerinin uzun yıllar bir arada ve birlikte yaşamasını sağlamıştır.”

Yorum Yapın