23. SULH CEZA MAHKEMESİ SAYIN YARGIÇLIĞINA,

DOSYA NO: 2011/1289

İÇERİĞİN YAYINDAN

ÇIKARILMASI KARARINA

İTİRAZ EDEN : Halil ÖZEN

İşte itirazımız:


cagdastuzla.org  ve   halilozen.com sitelerinin    sahibi

Rasimağa Mah. Reşitefendi Sk. No: 68/A          Kadıköy – İstanbul

ŞİKAYETÇİ  : BARIŞ GÜLER

YAZI KONUSU : 2011/1289 numaralı dosyaya konu internet sitelerimizdeki haberlerin içeriğin yayından çıkarılması kararına  itirazımızdır.

AÇIKLAMALAR :

1. Barış Güler’in yaptığımız haberlerle “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu” belirttiği şikayeti sonucunda mahkemeniz toplam 77 internet sitesiyle birlikte sahibi bulunduğum cagdastuzla.ogr ve halilozen.com sitelerinde yer alanYıldız kime çalışmış?”, Vali’nin oğlu dinlemeye takıldı”, “Bu ev kimin?” ve “Barış Güler Hilmi Yıldız’ın evinde çıktı” başlıklı haberlerimiz hakkında  “haksız kazanç edinildiği yolunda ibareler barındırdığı ya da özel hayatı ilgilendirdiği” gerekçesiyle yayından çıkarılması kararı verilmiştir. Sahibi bulunduğum bu siteler Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’ndan mahkemenize gönderilen B.11.6 BTK. 0.59.05.01-437.01.04.2012-017061 sayılı yazıdaki listenin 3. ve 7. sıralarında bulunmaktadır.

2. HABER HUKUKA UYGUNDUR

Bilindiği gibi Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen ilkelere göre; yayın yoluyla yapılan eylemin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığının, eş anlatımla bu eylemin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasında, (gerçeğe uygunluk), (kamusal ilgi ve toplumsal yarar), (güncellik) ve (şekle uygunluk) unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması zorunludur. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 6.6.2001 gün ve E:2001/4-435, Karar: 2001/471 Yargı dünyası Ağustos 2001.Sayı 68 Sayfa 60-61-62)

Dosyada adı geçen dört haberimizin tamamı gerçeğe uygundur, haberlerimizde kamusal ilgi ve toplumsal yarar vardır, haberlerimiz günceldir ve haberlerimizde şekle uygundur.

I)  “YILDIZ KİME ÇALIŞMIŞ” (cagdastuzla.org sitesinde yayınlanan haberimiz)

Adı geçen haberlerimiz “fikr-i takip” çerçevesinde yapılmış birbirinin devamı niteliğinde haberlerdir. Bu çerçevede yapılan ilk haberimiz olan ve cagdastuzla.org sitesinde yayınlanan  “Yıldız Kime Çalışmış” başlıklı haberimiz gerçektir, günceldir, haberimizin yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır.  Şöyle ki,

a) HABERİMİZ GERÇEKTİR: Haberimizde, kamuoyunda “Akfırat Çetesi”  bilinen ve halen T.C İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (Özel Yetkili) 2009/69 numaralı dosyayla devam eden davada halen tutuklu yargılanan Akfırat Beldesi Eski Hesap İşleri Müdürü Şahin Yiğit’in 31 sayfalık itiraf dilekçesinin özetlenmesinden ibarettir. Yiğit, haberimize de konu olan dilekçesinde,  kamuoyu tarafından yakından bilinen pek çok siyasiye ve bürokrata belediye kasasından rant sağlandığını iddia ederek bunları isim isim ayrıntılı olarak açıklamıştır.

Haberimizde şikayetçi Barış Güler hakkındaki paragraf “Muammer Güler’in oğlu ve Eski Tuzla Jandarma Komutanı’na arazi” spotunun altında yer alan, “Şahin Yiğit dilekçesinde, Hilmi Yıldız’ın oğlu Enes Yıldız’la İstanbul Valisi Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in çok yakın olduklarını, Barış Güler’in sık sık Akfırat’a geldiğini vurgulayarak, Formula yolu yapımında usulsüz hafriyat işlemleri sırasında araçların polis ve jandarmalar tarafından sık sık cezaya çarptırıldığını belirterek, bunun önlenmesi için Vali Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’e ve Jandarma Eski Komutanı Özcan Canoğlu arazi verildiğini, ancak komutanın araziyi yeğeni Soner Seydioğlu adına kayıt ettirdiğini ifade etti” şeklinde geçmektedir. Şahin Yiğit’in pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği bu ek ifadenin ayrıntıları 2009 yılında pek çok gazete ve internet sitesinde haber olmuştur.  (Ek1. Şahin Yiğit’in dilekçesl)

b) HABERİMİZ GÜNCELDİR : Haberimiz günceldir. Haberin dayandığı dava haberin yayınlandığı 2009 yılında  (hatta şu anda da) kamuoyunun yakından takip ettiği bir davadır.

c) HABERİMİZDE TOPLUMSAL İLGİ ve KAMUSAL YARAR VARDIR: Haberimizde toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır. Haberimizde adları geçen kişiler bu ülkenin yakından tanınan siyasetçileri ve bürokratlarıdır. Şu anda bile halen tutuklu yargınan kişiler bir dönem belediye başkanlığı ve bürokratlık yapmış kişilerdlir. Kamuoyunun bu önemli davayla ilgili gelişmeleri bilmeye hakkı vardır.

d) HABERİMİZİN VERİLİŞİ ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE UYGUNDUR: Haberimizin içeriği ile haberin veriliş biçimi birbirine uygundur. Haberin içeriğinde hakaret, iftira yoktur. verilişi ölçülülük ilkesine uygundur. Haberde bunun Şahin Yiğit’in ifadesi olduğu açıkça belirtilmiştir.

II)  “DİNLEMEYE TAKILDI” (cagdastuzla.org sitesinde yayınlanan haberimiz)

Adı geçen haberlerimiz bir önceki haberimiz devamı niteliğindedir. Bahse konu haberimiz, gerçektir, günceldir, haberimizin yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır.  Şöyle ki,

a) HABERİMİZ GERÇEKTİR: Haberimizde, bir önceki haberimizin yayınlanmasının ardından bir basın açıklaması yapan dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler oğluyla ilgili iddiaları reddetmiş, oğlunun Enes Yıldız’la hiç bir ilişkisi olmadığını ifade etmiştir. “Dinlemeye takıldı” haberimiz Muammer Güler’in açıklamasının aksine Barış Güler’le Akfırat davası tutuklu sanığı Enes Yıldız’ın oldukça samimi oldukları, para alışverişinde bulunduklarını ve iş takibi yapıldığını göstermektedir.

Haberimize temel teşkil eden dinlemeler İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 4.8.2008 tarih ve 2008/108 sayılı karar numarası ile 2008/1891 soruşturma sayılı iletişimin tesipiti ve dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sonucunda yapılan dinleme kayıtlarıdır. Haberlerimize konu olan dinlemekler 1353 – 1351- 616 sayılı tutanaklardır. (Ek2. Adı geçen dinleme tutanakları)

b) HABERİMİZ GÜNCELDİR : Haberimiz günceldir. Haberin dayandığı dava haberin yayınlandığı 2009 yılında  (hatta şu anda da) kamuoyunun yakından takip ettiği bir davadır.

c) HABERİMİZDE TOPLUMSAL İLGİ ve KAMUSAL YARAR VARDIR: Haberimizde toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır. Haberimizde adları geçen kişi dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler’in oğludur. Haber, “Akfırat Çetesi” diye bilinen davanın dinleme kayıtlarına dayalıdır ve kamuoyunun bu önemli davayla ilgili gelişmeleri bilmeye hakkı vardır.

d) HABERİMİZİN VERİLİŞİ ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE UYGUNDUR: Haberimizin içeriği ile haberin veriliş biçimi birbirine uygundur. Haberin içeriğinde hakaret, iftira yoktur. verilişi ölçülülük ilkesine uygundur. Haberde konunun resmi dinleme tutanağına dayandığı açıkça bellidir.

III)  “BU EV KİMİN?” (cagdastuzla.org sitesinde yayınlanan haberimiz)

“BARIŞ GÜLER HİLMİ YILDIZ’IN EVİNDEN ÇIKTI!’ (halilozen.com)ll

Mahkemece kaldırılmasına karar verilen bu iki haberimiz de aynıdır Bahse konu haberimiz, gerçektir, günceldir, haberimizin yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır.  Şöyle ki,

a) HABERİMİZ GERÇEKTİR: Haberimizde özet olarak, Barış Güler’in Tuzla İlçesi Akfırat Beldesi’ndeki “orman arazisi vasfındaki” 3 Pafta 657 parsel’deki araziden tapu sahibi olduğunu bu arazinin kendisine  kamuoyunda “Akfırat Çetesi” olarak bilinen ve halen 367 yılla tutuklu yargılanan Akfırat Eski Belediye Başkanı Hilmi Yıldız’ın kuzeni Ahmet Çetin  tarafından satıldığını, Bu satışın olduğu gün aynı kişi tarafından aynı anda aynı yerden Akfırat’taki Jandarma Komutanı Özcan Canoğlu’nun yeğenine de satış yapıldığını, Özcan Canoğlu’nun yeğeninin işlemlerinin vekaleten Hilmi Yıldız’ın aynı çete davasından tutuklu yargılanan oğlu Enes Yıldız tarafından yapıldığını, Barış Güler’in satış işlemleri sırasında verdiği adresin Akfırat Çetesi davası tutuklu sanığı Hilmi Yıldız’ın ev adresi olduğu konuları işlenmiştir.

Haber bütünüyle okunup ekte sunduğumuz belgeler incelendiğinde gerçek olduğu ortaya çıkacaktır. HAberimizde belirttiğimiz gibi, Muammer Güler’in basın açıklamasının aksine oğlu Barış Güler Akfırat’da 3 pafta 657 sayılı hisseli yerden arazi satın almıştır. Araziyi satan kişi Hilmi Yıldız’ın akrabası Ahmet Çetin’dir. . (Ek3. Tapu satış  senedi)

Ahmet Çetin Barış Güler’e burayı satarken aynı anda –tıpkı Şahin Yiğit’in itiraflarını yaptığı ek ifadesinde belirttiği gibi- dönemin Jandarma Komutanı’nın yeğeni Soner Seydioğlu’na da satış yapmıştır.  Bu satışta Soner Seyidoğlu’na vekaleten işleri yürüten Enes Yıldız’dır. (Ek 4. Tapu satış  senedi)

Ahmet Çetin sahibi olduğu bu yeri Hilmi Yıldız’ın belediye başkanlığı yaptığı dönemde 18 uygulamalarıyla arttırarak elde ettiği ve çok ucuz bir paraya belediyeden satın aldığı da tapu kaydıyla sabittir.                       (Ek 5. Ahmet Çetin’e ait tapu belgesi)

Ayrıca ekte sunduğumuz tapu satış senedi incelendiğinde görülecektir ki, Barış Güler işlemler sırasında “Akfırat Beldesi Fırat Mahallesi Mesken Sok. No:12” adresini vermiştir ve burası Hilmi Yıldız ve Enes Yıldız’ın evleridir.

Barış Güler’in satın aldığı arazi  haberimizde belirttiğimiz gibi devlet ormanındadır. Üstelik Bakanlığı Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davayla aralarında Barış Güler’in ve Eski Jandarma Komutanı’nın yeğeni Soner Seydioğlunun da bulunduğu toplam 95 hissedar için tapu iptal davası açmıştır. Ayrıca, yargıtayın bu bölgenin devlet ormanı olduğunu konusunda kesinleşmiş kararı da bulunmaktadır.                   (Ek 6. Maliye Bakanlığı’nın dava dilekçesi Ek 7. Ilgili Yargıtay Kararının ilgili sayfaları )

b) HABERİMİZ GÜNCELDİR : Haberimiz günceldir. Haberin dayandığı dava haberin yayınlandığı 2009 yılında  (hatta şu anda da) kamuoyunun yakından takip ettiği bir davadır.

c) HABERİMİZDE TOPLUMSAL İLGİ ve KAMUSAL YARAR VARDIR: Haberimizde toplumsal ilgi ve kamusal yarar vardır. Haberimizde adları geçen kişi dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler’in oğludur. Haber, “Akfırat Çetesi” diye bilinen davanın bir ayağıdır ve kamuoyunun bu önemli davayla ilgili gelişmeleri bilmeye hakkı vardır.

d) HABERİMİZİN VERİLİŞİ ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE UYGUNDUR: Haberimizin içeriği ile haberin veriliş biçimi birbirine uygundur. Haberin içeriğinde hakaret, iftira yoktur. verilişi ölçülülük ilkesine uygundur. Haberde konunun resmi dinleme tutanağına dayandığı açıkça bellidir.

3. Sonuç olarak yukarıda belirttiğimiz gibi sahibi olduğum iki internet sitesi için mahkemenizce alınan “içeriklerin çıkarılması” kararı hukuksuzdur.  Istanbul 23. Sulh Ceza Mahkemesi kararında “5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. Maddesinde kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya gerçeğe aykırı yayın yapılması kıstasları konduğu halde 5651 sayılı kanunun 9. Maddesi daha geniş bir çerçeve koymuş ve kişinin hakkının ihlal edildiğini düşünmesini tek ve yeterli şart olarak kabul etmiştir.” denilmektedir.

Oysa ki, Anayasamızın “Düzeltme ve Cevap Hakkı”nı düzenleyen 32 maddesi açıkça “Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.” demektedir.

5651 sayılı kanun anayasaya aykırı olamayacağına göre, bu kanunun 9. Maddesindeki “haklarının ihllal edildiğini iddia eden kişi” tanımlamasını “geniş bir çerçeve” olarak yorumlamak yerine Anayasa’nın 32. Maddesine göre değerlendirmek gerekir.

Çünkü Medeni Kanunun 1. Maddesi’nde belirttiği gibi “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.” Bu hüküm ile kanunun, hem sözü (lafzın ) ve hem de ruhunun (amacının) göz önünde tutulması öngörülmüştür. 5651 sayılı kanunun 9 maddesi “ruhunu” anayasanın 32. Maddesinden almaktadır.

Takdir edersiniz ki, “kişinin haklarının ihlal edildiğini düşünmesi”nin tek ve yeterli şart olarak yorumlanması, internet üzerinden gazetecilik yapmayı  imkansız kılacak, yayınlanan her haber –hukuka uygun bile olsa- kaldırılacaktır.  Bu yorumun  fiiliyatta “sansürün yasallaşması” anlamına geleceği açıktır. Ancak bilindiği gibi sansür  Anayasamızın 28. Maddesinde yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesiyle çelişir.

4. Şikayetçi Barış Güler, 77 internet sitesi ve 100’ü aşkın haber için aynı anda “içeriğin çıkarılmasını” istemiştir. Şikayetçi, bu taleple açtığı davanın dosyasına haberlerin hukuka aykırı olduğunu kanıtlayacak hiç bir belge koyamamıştır. Hatta internette yer alan bazı haberlerin kendileri bile yoktur. Sadece google taramasından gelen başlıkları listelenmiştir.

Örneğin benim sahibi olduğum halilozen.com ve cagdastuzla.org sitelerinden, cagdastuzla.org uzun süredir teknik nedenlerden dolayı yayın yapamamaktadır. Dolayısıyla Barış Güler bu sitede olan haberimizin çıkışını alamamış, mahkemeye sunamamıştır. Ancak mahkeme bu sitedeki haberimle ilgili de –haberi görmeden, okumadan-  “yayından çıkarma” kararı  vermiştir.

Ayrıca “yayından çıkarılma” kararı verilen 77 internet sitesinden biri olan gokyuzu.com sitesinin durumu daha da gariptir. Bu sitede çıkarılması istenen içerik “İşsizlik diye bir şey yok!” başlıklı makaledir. Makalede şikayetçi Barış Güler’le ilgili tek bir cümle geçmektedir: “Güler’in oğlu da zaten Akfırat’ta arsa sahibi biliyorsunuz” Koca makaledeki bu tek cümle yüzünden yayından çıkarılma kararı verilmiştir. Üstelik Barış Güler’in babası Muammer Güler daha once yaptığı basın açıklamasında “Oğlum Akfırat’ta arsa alarak yatırım yaptı.”demiş ve oğlunun arsa sahibi olduğunu doğrulamıştır.

Aslında Muammer Güler’in bu basın açıklamasını yayınlayan siteler de mahkeme tarafından “yayından çıkarma” cezası almıştır. Bu örnek bile mahkemenin yayından çıkarılması kararını 77 internet sitesinde yayınlanan haberleri gerektiği kadar özenli incelemediğini göstermektedir.

5. Dava dosyasından anlaşılan odur ki, şikayetçi Barış Güler kötü niyetlidir ve  sadece kişilik haklarının ihlal edildiği haberlerden şikayetçi değildir. Güler, internet ortamında kendisiyle ilgili yapılmış “hoşuna gitmeyen” her haberi çıkarmak istemektedir. Bunlara kendi öz babası Muammer Güler’in basın açıklamaları ve kendi avukatı Ahmet Şafak Kuş’un yine kendisiyle ilgili haberler için yayınlattığı tekzipler de dahildir. Barış Güler, okuyucunun bu basın açıklamalarını gördüğünde “olay” hakkında fikir sahibi olmasından endişelenerek bu kararları aldırmak istemiştir. Barış Güler’in istediği şey internet ortamında “tam temizlikle sonuçlanacak bir sansür” talebidir. “İnternet CV’sini” temize çekme gayretidir.

6. 5651 sayılı kanunun 9. Maddesi “İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir.” Demektedir. Kanunun ilgili maddesi “içeriğin yayından çıkarılması ve ….hazırladığı cevabı yayınlaması” derken “veya” dememektedir. Yayından çıkarma ve açıklamanın yayınlanması, hakkında hukuka aykırı haber yapılan kişiye bir hak olarak verilmiştir. Ancak Barış Güler tuhaf bir biçimde “açıklama yapmak” değil sadece adının çıkarılmasını istemiştir.

7. 23. Sulh Ceza Mahkemesi’nin “içerik” çıkarma kararı verdiği haberler 2009-2010 yılları arasına aittir. Bu haberler sahibi olduğum Çağdaş Tuzla Gazetesi’nde ve diğer pek çok ulusal gazetede yayınlanmıştır. Ancak bunca zamandır Barış Güler, bu haberlerle ilgili ne tazminat davası açmış, ne suç duyurusunda bulunmuş ne de tekzip göndermiştir. Aradan neredeyse üç yıl geçtikten sonra “kişilik haklarının ihlal edildiğini” düşünmüştür.

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda belirtilen gerekçelerden ötürü, 23. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/11/2011 tarih ve  2011/1289 Değişik İş No’lu  vermiş olduğu yayından çıkarma kararının kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

Halil ÖZEN

İtiraz dilekçemizin ekleri:

1. Şahin Yiğit’in dilekçesl

2. Adı geçen dinleme tutanakları

3. Tapu satış  senedi

4. Tapu satış  senedi

5. Ahmet Çetin’e ait tapu belgesi

6. Maliye Bakanlığı’nın dava dilekçesi

7. Ilgili Yargıtay Kararının ilgili sayfaları

Yorum Yapın